”Barolar susarsa toplum susar, halk susar!”

Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana Barolarının da aralarında bulunduğu 50 baro, baroların seçim sisteminde yapılması amaçlanan değişikliğe tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Baroların seçim sisteminde değişiklik yapılacağına” ilişkin açıklamalarının ardından aralarında Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana Barolarının da bulunduğu 50 baro, ortak açıklama yaparak söz konusu değişikliğe tepki gösterdi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, pandemi salgınıyla mücadele edildiği bir dönemde Cuma hutbesinde salgın hastalıklardan ve dünyadaki tüm olumsuzluklardan lgbt+ bireyleri sorumlu tutmuş, Ankara Barosu ve Baromuz da dahil bir çok baro eşit yurttaşlık ilkesini ve ayrımcılık yasağını hatırlatarak tepkilerini göstermişti.

Adana Barosu tarafından ”Hasmane tavırla ülke yönetilemez, yurttaşın acil sorunlarına derman olunmalıdır” başlığıyla yapılan basın açıklamasında hukuka gözdağı vermenin kabul edilemeyeceği belirtildi.

Adana Barosu Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Baroların Anayasa’nın 135. maddesine göre kanunla kurulan bir meslek örgütü olduğunu, ayrıca Avukatlık Yasası’nın 76. ve 95. maddelerindeki değişikliklerle barolara; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlevsellik kazandırmak görevi de, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olmamız nedeniyle verilmiştir. Bu çok ciddi ve çok önemli görev diğer örgütlenmelere değil, sadece barolara verilmiş bir sorumluluktur.

Barolar ve Tabip Odaları başta olmak üzere meslek odalarının yapılarını değiştirme yönünde düzenleme yapılması çağrısı demokrasiyi yok saymak, hukuka açık bir gözdağı vermektir; asla kabul edilemez.

Diyanet İşleri Başkanlığının açıklaması sonrası Ankara Barosu ve Baromuzun da içinde yer aldığı bir çok baro tarafından eşitlik ilkesine, ayrımcılık yasağına ve insan haklarına aykırılık içeren beyanlar yönünden eleştirilmiştir.

Bu uluslararası ilkelere, sözleşmelere ve Anayasa’mıza dayanan demokratik açıklamalar ve görüşler bahane edilerek Baroların ve meslek odalarının yapılarının, seçim sisteminin değiştirilmesi hakkında düzenleme yapılacağı yönündeki söylem, Baroların hukuka aykırılıklar karşısındaki duruşunu, çok sesli toplum yapısını ve demokrasiyi sindirememek anlamına gelmektedir.

Her mecrada seçmen iradesine saygı gösterilmesinin demokrasinin şartı olduğu vurgulanırken bağımsız seçimlerle maddi bir karşılığı olmaksızın gönüllülük esasına dayalı olarak görev alan Baroları ve kurullarının işlevini ortadan kaldırma çabaları demokrasinin yok sayılmasıdır; asla kabul edilemez.

Bizim görevimiz toplumdaki her bireyin hakkını, hukukunu savunmaktır. Farklı seslere ve muhalif kimliklere her kesimin ve kurumun saygı gösterme zorunluluğu vardır. Ülkemizde her görüş, düşünce ve yaşam tarzından insanların olması toplumumuzun zenginliğini göstermektedir.

Ülkemizin pandemi nedeniyle zor bir süreçten geçtiği şu günlerde, adliyelerin de kapalı olması nedeniyle ve bu salgının daha ne kadar devam edeceği belli olmadığı için avukatlar ve ülkenin tüm yurttaşları ekonomik buhran ile mücadele etmeye çalışmaktadır. Cumhurbaşkanı, ülkemizdeki 83 milyon yurttaşı temsil ettiğini unutmamalı, cumhuru ayrıştırmadan tüm yurttaşları kucaklayan bir tavırla toplumun acil sorunlarına odaklanmalı ve hasmane tutumundan derhal vazgeçmelidir.

Barolar, demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının gelişimi için mücadeleye devam edecektir. Barolar susarsa toplum susar, halk susar, yurttaş susar.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir