15 – 20 TEMMUZ DARBE MESELİ

17 – 25 Aralık Yolsuzluk Araştırması zihinlerde oğul ve ailenin bodrumdaki dövizleri zor boşaltmaları, Bahçeli’nin makamındaki saat ayarlaması, Yargı’nın ele geçirilmesi, Zarraf’ın hükümet içindeki rüşvet çarkının ortaya çıkması, uluslar arası banka işlemlerinde kaçak altınların takibi ve Amerika da bir mahkemenin konusu olarak akıllarda kalmışken ve zaman bunların yorumları ile geçirilirken, 15 Temmuz tarihine gelmiştik.

O gün ne yaptığımı geçmişte paylaşmıştım. Bu gün madalya verilenler arasında benim gibi yüzbinler yoksa hakkım zıkkım olsun bu hükümete.

Dedikten sonra gelelim o günlere. İlk yorumlar kalkışma üzerine idi. AKP’li kindar tüccar Başbakanımız Erdoğan’ın nerede olduğunu biz bilmediğimiz için görsel medya ve sosyal medyadan durumu öğrendik. O gün ki dili öfke değil yardım çağrısındaydı ve millet olarak CNN ekranına face time bağlantısından görmüştük. Gözleri yuvalarından fırlayacak gibiydi.

Sonraki süreçte aylarca akşamları meydanları doldurduk millet olarak. Belediyeler, valilikler ihtiyacımızı karşıladı. Sonunda korku ya da ihtiyaç bitti ve evlere çekildik. Bu arada konserler verildi, İstiklal Marşımız bol bol söylendi.

Makarayı başa sararak 20 Temmuza geldikte; OHAL ilan edildi. On binlerce memur, işadamı gözaltına alındı. Bir anda yüzlerce itirafçı (belki de binlerce) ortaya çıktı. Meclis de komisyon kuruldu. Rapor hala yayınlanmadı. Kim niçin saklıyorsa?

Komisyona ıvır – zıvır isimlerde geldi, sorumlu isimlerde. İki isim gelmedi ya da getirilmedi. Hükümetin günahı boynuna!  Fidan ve Akar hala sessiz. Gülsek mi ağlasak mı bilemedik.

OHAL’e döndükte; BM’ye gözaltına alınanlara insani davranış dışı muamele edileceğini de belirttik. Kumpas davalarıyla temizlenemeyen Ordu ile birlikte Emniyet içinde ve memur içinde de derin temizlik yapıldı AKP Hükümetinin elindeki ihbar mektuplarına bakılarak. Ki, vatandaşı ihbara başbakan teşvik etmişti.

Bu kadar hengame içinde AKP Milletvekili Şamil Tayyar ‘Fetö Borsası’ kurulduğunu, parası olanın serbest bırakıldığını da söyledi. Vallahi.

Bir Belediye Başkanı hızını alamamış AKP’li Başbakan’ın Tank’a karşı Trafik Polisi gibi ‘DUR’ işareti yapan heykelini bile yaptırarak parka diktirmişti. Elbette Mısır aşırtması Rabia İşareti dört parmak heykelleri de yapılmıştı. Mizahçılar ekmeksiz kaldı esprileri de yapmıştık arkadaşlar arasında.

Bir anımsatma; yaşları 12 Eylül Melanet Darbesini anımsamaya uygun olan herkes 15 Temmuz’un darbe değil kalkışma olduğunu her sohbette belirttiler. AKP’li dostların bir kısmı hariç. J

Bu yıl meselin 4. Yılı. Yandaş Medya’nın her yanı darbe – kahramanlık hikayeleri, Muhalif Medyanın her yanı sürecin karanlık noktaları.

AKP’li padişahımız efendimiz Kılıçdaroğlu’na öfkeyle soruyor, sen neredeydin, kimlerle görüşüyordun, niçin Tank’ın önüne çıkmadın. Sözlerinin genel havasına bakınca Muhaliflerin değil de yandaşlarının meydanlara çıktığı havası var.

O gün Meclis de görevli Özgür Özel o günü anlatınca işin rengi değişiyor. Özgür Özel bağırarak soruyor; Hangar da kimler saklandı. Tünel de kimler saklandı. Bodrumda kimler saklandı. Varoş da kimler saklandı. Meclis bombalanırken AKP’li Grup Başkanı korku içindeyken kendine neler söylemiş. Falan fiş mekan.

Sevgili Okur, benim bu sözleri anımsatmam kadar, senin de günlerin getirdiklerinin ardında bunları anı çöplüğüne atmaman önemlidir. Sonuçta Millet olarak hep birlikte yaşadık o günleri.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir