KURBAN, HAYR, ANILACAK İSİMLER.

Kurban Bayramı İslam dünyasının Hayr Zamanlarından biridir ve diğer Hayr Günleri kadar önemlidir. İbrahim Peygamberden bu yana akar gelir zaman içinden. 

Kurbanda gelenek Koyun – Keçi’dir. Arap dünyasında deve de tercih edilir. Diğer ülkelerde tosun – Dana da kabul edilir. Bizlerin tercihi genelde peygamberin davranışına denktir. 

50’lerde başlayan dış kaynak baskılı sanayi yatırımlarında aile şirketlerin önemsenmiştir. Seyhan Barajı ve Paktaş Fabrikasının kuruluşundaki ortak yapıya bakıldıkta durum açımlanır. Bununla birlikte her şehrin kendine göre sanayi atılımları olmuştur. 

Adana da Karaisalılı Sapmaz Ailesinin Güney Sanayii’si, Darendeli Sabuncu Ailesinin Akdeniz’i, Kayserili Has ailesinin Milli Mensucat’ı, Kayserili Sabancı Ailesinin Bossa ve diğer kuruluşları binlerce insanın istihdamı ve geçimi idi. 

Eski Bayramlar gibi eskinin Sanayicileri de güzel insanlarmış. Çocuktuk, duyardık. Darendeli Rahmetli Mehmet Nuri Sabuncu Çerçi’likle başladığı iş yaşamını Maraş da sabunculuk, Adana da Nebati yağ ve Tekstil işinde önemli çalışmalar yapmıştır. Çocukluğa geri döndükte; Sabuncu’nun Cuma’larda, Arefe’lerde, Şerefe’lerde elindeki çuvaldan para dağıttığını söylerlerdi. Sorana işinin ve canının Fitre’si, Zekat’ı, Sadaka’sı olduğunu söylermiş. E-5 Karayolu kıyısında yaptırdığı Çifte Minareli Camii’nin önünde de dağıttığı söylenirdi. Bir keresinde Hafız babam arkadaşları ile konuşurken çocuk halimle yanındaydım. Arkadaşları da kendi gibi Hafız’dı. Babam şöyle dedi; Askerden geldikten sonra bir gün cemaatin yok vaktinde üç hafız Çifte Minare’de murakabe yapıyorduk, okumaya da dalmışız. Üçümüzde sırasıyla ayrı makamlardan okuyoruz. Bir ara bir şalvarlı adam önümüzde diz çökerek, üçümüzün de önüne birer deste para koydu. İkindi vakti murakabemizi bitirdik. Caminin imamı şaşkın bakan üçümüze, parayı bırakanın Sabuncu olduğunu ve parayı cebimize koymamızı söyledi. Utana sıkıla cebimize koyduk. Namazdan sonra Sabuncu Dayı yanımıza geldi, bize teşekkür etti. Yan taraftaki çay ocağında çay içirdi, sohbet ettik. 

Ben çocuk halimle baba yarın Cuma, beraber o camiye gidek dedim, babam ve arkadaşları iyi güldüler. Sonra ‘Allah da seni güldürsün diyerek 50’şer kuruş verdiler. Paraları cebime koyunca nasıl da sevinmiştim. 

Son 5 – 10 yıldır Yüreğir Belediyesi’nin iftar yemeklerinin de Sabuncu’lar tarafından karşılandığını duymuştum. 

Sapmaz’ların, Has’larında birçok hayr işleri vardır böyle. Sabancı’lar hayr işlerini kurdukları vakıf üzerinden organize hale getirdiler. Türkiye’nin birçok yerinde Yurtlar, Kütüphaneler, Camiler yaptılar. Nuri Has’ın oğlu Kadir Has da sonradan Vakıf kurdu ve hayr işlerini vakıf üzerinden yürütmeye başladı. Bir de Üniversite kurdu. 

Benim bildiğim, tanıdığım sohbetlerinde bulunduğum hayırsever Darendeli rahmetli Kemal Aslan’dır. Birçok Cami’ye, Dernek’e, İnsan’a yardımlarına tanıklığım olmuştur.  

Hayırseverlerin hepsine rahmet olsun, yaptıkları Kıyamet Günü Cennet Hakları olsun. 

Sevgili Okur, sözün özü; yaşanan zamanların hepsi güzeldir. Güzellikleri eskiye mal etmeden yaşanan zamanı da güzellemek elzemdir. Ataların güzel bir sözü vardır, Karınca kararınca, diye. Akıldan çıkarmamak dileğiyle! 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir