İNCE ince GARDROP NARSİZMİ.

Muharrem İnce günlerdir Kemik Medyası tarafından pompalanan Kırıntı’yı bu gün kamu açıklaması ile aydınlattı! 

Fonda Atatürk ve Türk Bayrağı, ortasında İnce bir gardrop durumu. Yahu parti kurmayacaksan niçin altı ok yok orada. 

Tahmin ediyormuş, her şeyi biliyormuş, 30 dakikalık konuşmanın 6 dakikası Tek Adam eleştirisi, gerisi CHP Eleştirisi! Güldüm. 

Bravo sana Muharrem İnce! AKP’nin beklentisiyle birebir örtüştün. 

Cumhurbaşkanlığı adaylığı yetmemiş, 14 arkadaşına da milletvekilliği adaylığında çizik atılmış. Bu durumda çok ağırına gitmiş. Demek ki sarmal adaylıkla bitmiyormuş, örümcek ağı kurulması gerekiyormuş. 

Net sözü ve projesi 1000 Günde Memleket Hareketi imiş. 

CHP dilekçe ile kurulmuş parti değilmiş. Yahu bunu bütün dünya biliyor. Öncelikle dedelerimiz ve babalarımız biliyor. Söylemene ne gerek var. Bir de utanmadan bu sözü CHP tabanına söylediğini sanıyorsun. 

AKP çökecekmiş, CHP politika üretmiyormuş. Narsist kardeşim bunun derdine düşmüş. Şundan eminim, aday gösterilmediği hiçbir yere olumlu söz söylemez bir psikolojiye boğulmuş. Yazık! Bu parti sana her türlü olanağı sağladı. Genel Başkanlık ayrı! O iş teknik direktörlüğe benzer, her taşı yerine koymak duygusal adamların işi değildir. Örneğini partiye zaten yaşatmışsın. 

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimine döndükte; 50 bin avukatla sıvıştın ortadan. (sözüm samimiyetle görev yapacak arkadaşlara değildir.) ‘YSK’yi YSK’nin başına yıkacaktın’ ‘Erdoğan’a balkonu dar edecektin’. Bu tabanı, sana sevinçle oy veren insanları orta yerde dımdızlak bırakırken bir sürü dedikodunun içinde bıraktın. Utanmadan bir de CHP’den %8 fazla oy aldığını söyledin. Bütün eksikliklerinle birlikte bu söz MIH gibi oturdu sana karşılıksız oy veren insanların içine. O an çekildi ipin. Bundan ne aday olur ne de Adam diye. 

Ahmed Arif’in adamlığından oluşturduğu şairliği ile söylediği şiirleri elbette güzeldir ve Türk Solu bunu iyi bilir. Ama siyaseten kullanıldığı zaman Kürt Sempatisine Yeşil Işık’tır. Bunu yaşamı kavramış insanlar iyi bilir. Yine güldüm. 

Erdoğan’ın sözü ‘buzdolabı, tv, çamaşır makinasına’ geldikte; ki söylediğinde herkes ‘hadi len’ havasında kendini tutamayıp gülmüştür. Önemseyip bu sözü söylemek safdillikten öte bir şey değildir. Sanırım muhalefetinde bu çizgide gidecektir. 

Önseçim ya da delege seçimi kültürü yalnızca CHP de vardır. Hepimiz geçmişten biliriz. CHP’nin hem delegesi hem de önseçim delegesi vardı. ’92 de CHP tekrardan kurulurken Baykal, Karayalçın ve aklına her gelen dillendirmiş ama kısmet Kılıçdaroğlu’na olmuştu. Hem de üyelerin önseçimi. Adana da devedişi siyasetçiler liste sonu kalmıştı. Ön sıralarsa tabanın isteği! Önümüzdeki dönem parti içi her seçimin böyle seçilmesi dileğiyle diyeyim. Bu arada AKP’nin temayül yoklamalarını da unutmamak gerekir. Adana da doldurulan sandık Ankara da açılıyordu. Sayın İnce bunu unutmuş. Gel de gülme. 

4 Eylül sivas’tır, doğrudur. 9 Eylül İzmir olsun, 29 Ekim Ankara olsun. Sayın İnce iktidar destekli mitingler yapsın o günlerde diyeceğim ama yaptıracaklarını sanmam. Horoz çok erken öttü! Şişirildi, biraz dahası patlar. Bu ‘huzursuzlukta sürsün’ havası hakim olur gayrı. 

Saray’a gitti meselesine dönersek. Mahkemeye vermiş gazetecileri falan fiş mekan. Saray’a giden Kılıçdaroğlu’nun yardımcılarından biri olsaydı eğer Kemik Medyası videosunu çoktan manşetlerine koymuştu. Demek ki elde bir kayıt yok. 

Bu hareket gücünü – ekonomisini milletten alacaktır diyor. Demek ki oyumuz ile birlikte cebimize de dikmiş gözünü. Yani Tek Adam Rejimi’ni iyice sindirmiş. Kendine hayırlı olsun, Cumhuriyet Düşkünü seçmene Rahmani gelmez bu durumlar.  

AKP’nin, Hükümet’in ve Saray’ın baş belası Küçük Horoz Kılıçdaroğlu için aday olma iddiası yok diyor. İnsanda ar olsa bu sözü söylemez. Bu sözün yakışacağı tek yer belgesiz – kanıtsız iftira gayyası Kemik Medyasıdır. Nedeni Haberlerini iddiaya dayamasıdır. En çiğini Melih Gökçek ve Beyaz tv yapar. Bir de buradaki adaylık örtülü bir mezhep çatışmasını son sürat ortaya çıkarır. Seçim sözleri ve çatışmaları Alevi – Sünni söylemine dayanır. Kılıçdaroğlu gibi devlet adamları bu tip savrulmalara engel olur.  

Sözlerinden birkaç seçki; ‘Sıfır moralle Miting yaptırdılar bana’ ‘YSK’ya yazı yazdım, CHP’nin kaç sandıkta gözlemcisi yok.’ ‘Televizyonlarda bir Kemal Beyin reklamları bir benim reklamlarım’’ CHP içindeki Rant Baronları’ ‘Seçimi tartışıyorlar beni davet etmiyorlar’ ‘Gölge de kalanların gölgesi olmaz. İkinci büyük açıklamamı Cumhuriyet Bayramı’nda yapacağım.’ 

Sevgili Okur; ‘Şimdi ben sorularınızı biliyorum’ diyor adam, yani kendine göre arkadaşları ile birlikte kurguyu tamamlamışlar. Her şey iktidar durumunda baş olmak derdi. Hem de daha adını veremediği arkadaşları ile birlikte. Hepimiz yaşamın içinden geliyoruz anılarımızla birlikte, yaşadıklarını unutan gafildir. Oyumuz ise Vatana ve Millete helal olmalı. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir