YÜREĞİR BELEDİYESİ VE KENTSEL DÖNÜŞÜM.

Kentsel Dönüşüm, Kentsel Yenileme, Uydu Kentler oluşturma gibi kaygılar her daim devletlerin derdidir. Batı bu sorunu belediyeler ve özel sektör üzerinden götürür.  

Bizde yap-sat müteahhitleri çözümdü.  Kent aralarının boşluklarına apartman dikilirdi. AKP ile birlikte devlet eliyle TOKİ üzerinden kurgulandı. Az geldi. Ranta dönüştü. Müteahhitlere iş verildi. Güzel yerler pahalıya gidiyor. 

Batıda apartman sistemi 1. Dünya Savaşından sonra zenginlere, 2. Dünya Savaşından sonra fakirlere uygunlaştırıldı. ABD ve Çin dünyaya açık örnektir. 

Adanamızın Uydu Kent örneği Aytaç Durak’ın Kuzey Adanasıdır. 

O zamanlar her taraf tarla – takımdı. Şimdiki kıymetle tarlanın dönümü 50 bin lira, arsanın dönümü 500 bin ile 1 milyon lira arası. 

O zamanlar düzenleme ortaklık payı (DOP)  %25’i geçmez. Sayın Aytaç Durak kurnaz ve pratik insandır. Boşa kürek sallamaz. Tarla sahipleri ile görüşür, DOP’u anlatır, % 30 – 35 razı eder. Ne de olsa tarlası arsa olacaktır. Kıymet apartmana binecektir. Düşün, bir de Alman’cısın. 2 dönüm yer almışsın, müteahhit 2 blok yer veriyor. Süür, kim tutar mal sahibini. 

Dedim ya Aytaç Durak kurnaz insandır diye. Yaptığı kendine hız verir, memlekete gelen Bakana, Başbakana akıl verir ‘ben DOP payını %35 uyguluyorum’ diye. Neden, niçin açılır, düşünce siyasaya uygun bulunur. İşin rantı iyidir. Şehir kenarlarında rahat uygulanabilir. Kanun çıkarılır. Ama merkez mahallelerde nasıl olacağı düşüncesizlerin eline – fikrine, işgüzarlığına kalır.  

Siyasa da rant ranttır. Siyasi aktörlerin vazgeçmesi mümkün değildir. Aktör ile Devlet – Millet insanı bir değildir. Kaliteli seçilen ya da atanan önce milleti yani halkı düşünür. 

Tarla ile arsa bir değildir. Hele hele mahalle hiç değildir. Tarla arsaya dönerken günün koşullarına göre DOP payı zaten bütünden verilmiş ve arsa olarak satılmıştır.  

Yüreğir İlçemizde de elbette merkez mahallelerin çoğunluğu eski yapıdır. Buraların dönüşümünün nasıl olacağı Büyükşehir ve İlçe Belediyemizin görev alanına girer. Merkez mahallelerin kendine göre DOP alanları önceden belirlendiği için imar yoğunluğu değişiminde 35 – 45’e kadar DOP oluşur bizde kanuna uyuyoruz denildikte kişi ya da kurum adına karar verenlerin Rahmani davranmadığı ortaya çıkar. 

Geçen gün (12 ağustos 2020) Kazım Başer (Kazım Karabekir) mahallesinin parselasyon çalışması doğrultusunda Yüreğir Kültür Merkezinde (buraya bu isim niye verildiyse…) Yüreğir Belediye Başkanı M. Fatih Kocaispir’in toplantısı vardı. Ben de gittim. Ne de olsa Fatih mahallemizin eniştesi sayılır. 

Derken önce konuyu biraz eskiye götürmem gerekiyor. Kayınbabam Şevket İşler Kazım Başer’deki evinin arsasını 70’lerde almış ve evini yapmış. ’94 de Yüreğir Belediyesi ‘3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 10/c maddesi ve Yüreğir İlçe Belediye Encümeninin 4. 8. 1994 tarih ve 2603 sayılı kararı gereğince düzenlenmesinden sonra 150 metrekare tam olan tapusunu almış. 

O yıllarda hatırlarım Belediye elini attığı mahallelerde vatandaşın tapusundan kendine pay çıkarmıştı ve parası olan o çıkarılan payı da almıştı. O zaman ki söylenen kimin tapusunda pay çıkarsa o tapu sahibi o payı alır’dı.  

Aradan yıllar geçti. AKP’li Mahmut Çelikcan Yüreğire Belediye başkanı oldu. 2014 de Kazım Başer de imar düzenlemesi oldu. Herkes yeni tapusunu belediyeden alsın dendi. 15 01 2014 tarihinde belediyeden tapuyu aldık. Tapumuza Aydın Baloğlu diye birine 29 metrekare tecavüz ettirmişler. Gerekçesi … Mah. 4818 Ada 13 Parsel (120.98 m2) taşınmazların İmar (TSM; Tapu sicil Müdürlüğü) işleminden. TSM’nin açılımını ben yazdım. Yoksa halk Türk Sanat Müziği sanır. 

Mahalle de insanları biraz dinledikten sonra hemen herkesin tapusunda böyle bir tecavüzün olduğunu ve 2 – 3 kişinin adının çıktığını öğrenmiştim. Bizim ki Aydın Baloğlu. 

Sonuçta ülke genç, genelde hükümetler sağ partiler, tapu da bir sürü kanunlar çıkarılmış, birilerine bir yerlerden edinme hakkı sağlanmış. 

Avukat tuttuk, dava açtık, kazandık, Danıştay da haklılığımızı onadı. Belediyenin tapu sicilindeki değişikliği düzelterek tarafımıza bildirmesi gerekiyordu. 

Çelikcan gitti Belediye Başkanlığına Mahallemizin eniştesi Fatih Mehmet Kocaispir geldi. Allah var, sempatik bulduk. Gençtir, atılgandır, halkın derdine yakın durur dedik. Yanıt beklerken yeni bir parselasyon atağı ile karşı karşıya kaldık. 

Toplantıya geri dönersek Fatih Bey orada bulunanlara vaatlerde bulundu. 300 civarında hakim –  savcı Kazım Başer’lilere komşu olacakmış. Güldüm. Vallahi. Önce sen evini Yavuzlar’a taşısan, komşu olsan, mahalle de seçim dışında kaç eve girersin başkan. Dediğin insanlar duvar ve bekçilerle Kazım Başer halkından 3 gömlek uzakta durur yahu.  

Bir diğer gülünecek konu; Adliye’nin yanına meydan yapacağız. Buralarda evi dükkanı olan 700 binden 1.5 milyona kadar satar. Allah var, güzel vaatte bulunuyor eniştemiz. Bir de hafiften korku veriyor; şu anda yerinizi kaça satabilirsiniz. Güzel eniştemiz, Sayın Başkan, bu insanların evi cenneti. Ömrü hayatında ancak bir ev edinebilmiş insanlara hitap ediyorsun.  

Kaça satabilirsiniz korkusunu zamanında Sayın Durak da yapmıştı. Siyasi mefta oldu. Az! Sayın Durak’tan sonrakilerde rant düşüncesinde durarak Sinanpaşa’yı Yaralı Mahalle konumuna getirdiler. 

Şimdi tapu sahiplerini söyleyeyim bir paraf. DOP’u ayrılmış yeri temizinden almış. Net 100 m2. İmar değişikliği yaptım ver 20 m2’sini, müteahhit gelecek %50 diyecek. Ver 40m2’sini daha. Geriye kalır 40 m2. Vaat hazır çarp 2.40= 96 m2 payın bu kadar. Adam 100 m2’ye iki katlı ev yapmış, üst katta oğlu ya da kızı oturuyor. Hem toprağını kaybediyor, hem çocuğu evsiz kalıyor. Tuzu kuruya laf çok; Beyim dardaysan sat yerini git kenar mahalleden gönlüne göre yer al. Böyle zulümlerin mahalledeki toprak sahiplerine yapılmaması gerek. Bu algı, anlayış ve psikolojinin hiçbir yanı rahmani değil. 

Sevgili okur, benim bu sözleri söylememin hiçbir anlamı yok. Asıl olan senin sana kimin ve nasıl zulüm ettiğini anlayabilmendir. Toprak ile kat mülkiyeti ayrıdır. Toprağını çok kata veriyorsan brütün en az iki katını alman gerekir ki Cennetini değiştirdiğine değsin. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir