Haftanın Falı

(31 Ağustos 6 Eylül) 

Ağzınızın tadı kaçmış gibi, hiçbir şey tat vermiyor. Birileri sanki özel olarak işi gücü bırakmış sizinle, ailenizle, komşularınızla, mahallenizle, kentinizle uğraşıyor, ne yapıp ediyor ağız tadınızı bozuyor. İşin garibi bu duruma siz de sessiz kalmayı, içinize atmayı, Allaha havale etmeyi tercih ediyorsunuz. Ağzınızın tadını kaçıranı görüyor ama yüzüne karşı sesinizi çıkaramıyor, dilinizi yutmuş gibi bakıyor, neden ağzımızın tadını kaçırıyorsunuz sorusunu soramıyorsunuz. 

Bu soru aklınıza mı gelmiyor, yoksa o kişiden korkuyor musunuz, ya da kendinizi yalnız ve çaresiz mi hissediyorsunuz, bilmiyorsunuz. Bu yüzden her konuşmanızda, “Ah eski günler,” diyor, eski günleri anlatıyorsunuz. 

Kendinizi kuvvetli hissetmediğiniz günlerdesiniz. Hiçbir ağırlığı kaldıramayacağınızı düşündüğünüz gibi hiçbir sorunu da çözecek gibi görmüyorsunuz. 

Bir ayna var. Siz o aynanın karşısındasınız. Bir davete gitmek için aynanın karşısında değilsiniz. Üzerinizde günlük kıyafet var. Aynadaki görüntünüze bakarken bu ben miyim diye bakıyorsunuz, kendinizi tanıyamıyorsunuz. Kendinizi tanıyamayınca utancınız büyüyor. Ben ben değilsem bu kim diyor halinize üzülüyorsunuz. 

Yağmur var, bol yağmur. Bu yağmurun yağması hoşunuza gidiyor, yağsın diye çırpınıyorsunuz. Temizleyemediğiniz pislikleri yağmur temizler diyorsunuz. O kadar kirli ki etrafınız sokağa çıkamıyorsunuz. Ne yana baksanız küme küme çöp. Öyle ağır koku yayılıyor ki odanızdan çıkasınız gelmiyor; bir tür mapusluğu yaşıyorsunuz eviniz de. 

Odanızın hücreye dönüşmesi bir anda olmuyor. Yıllar öncesinden bunun inşaatına başlanıyor, siz de bunu biliyor, izliyorsunuz. Siz hücredeyken dışarıya açılan tv’e penceresinden yaşananları izliyorsunuz. Ülkenizin en güzel değerlerine saldırılıyor, güzellikler toplanan pisliklerle sıvanıyor. Güzellik adına bir şey bırakılmıyor. İşte bu yüzden odanızdaki aynaya bakarken kendinizden utanıyor, “Ben nasıl bu hale geldim?” diyorsunuz. 

Bir meclistesiniz. Kalabalık bir meclis bu. Hep birlikte gülüyorsunuz. Kahkahalarınız dalga dalga yayılıyor. Neye gülüyorsunuz bilmiyorsunuz, ama gülüyorsunuz, durmadan gülüyorsunuz. 

Para: 

Kolay para kazanma derdindesiniz. Çalışarak para kazanılmadığını anlıyorsunuz. Milli kumara yöneliyorsunuz, ama adı milli olan, kendisi milli olmayan kumara. Cebinizde ne varsa yatırıyorsunuz, kazanan yine siz olmuyorsunuz. 

Sağlık: 

Kilo almaya başladığınız bir döneme girdiniz, dikkatli olmalısınız. 

Aşk: 

Tanışma, nişan, evlilik, doğum günü gibi özel günleri unutmamaya bakın, unutursanız işiniz çok zorlaşacak. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir