CHP’yi Akp Yönetiyor

      Gündemimiz yine CHP, yine Kılıçdaroğlu. 

      Bu CHP’den, bu Kılıçdaroğlu’ dan ne istiyorsun diyenler çok oldu, inanıyorum ki bu yazımdan sonra da olacak; bu gayet normal, sadece sağda muhafazakârlık yok, solda da var. 

      Soldaki muhafazakârlığı yıkamadan sağdaki muhafazakârlığı yıkmak mümkün değil. 

      Bu arada benim CHP ile bir derdim yok, Kılıçdaroğlu’yla var. 

      Nasıl ki Baykal CHP’ye yakışmıyordu, Kılıçdaroğlu’da genel başkanlığı hak etmiyor. Bunun için küçük bir neden söyleyeyim mi? 

      Hıristiyan bir lider camiye gitse namaz kılsa, “Seni gidi omurgasız,” deyip tefe koyarlar sonra da aşağı indirirler. 

      Ne dediğim anlaşılmıştır sanırım, sözü uzatmayayım, sadede geleyim. 

      Kılıçdaroğlu bir türlü Gül sevdasından vaz geçmiyor. 

     Gül’ü pek çok seviyor. 

     Bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde aklındaki ilk isimdi. Millet İttifakı adayı olarak düşünülüyordu. Ta ki Gül’ün bahçesine bir helikopter ininceye kadar! Helikopterden üst rütbeli askerler inmişti. Helikopter havalandıktan sonra Gül aday değilim açıklamasını yaptı, Kılıçdaroğlu da bu kez İnce’ye döndü yüzünü. 

     Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken yine Gül sevdası depreşti. 

     Gül kim? 

     Bir Akp’li. 

     Fethullah Gülen’e oldukça yakın biri. 

     Yedi yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde Akp’ nin Noteri gibi çalışmış biri. Her kararnameyi imzaladığı gibi Cumhurbaşkanlığı boyunca resmi bayramlarda da yer almamış bir Akp’li. Resmi bayramlarda hastayken, dini bayramlarda cin gibi sağlıklı. 

     Gül’ün adaylığı Tayyip’in yeniden kazanması demektir.  

     Ekmeleddin’in aday gösterilmesi de Tayyip’in kazanması demekti, kazandı da. 

     Yoksa Kılıçdaroğlu’ nun istediği tam da bu mu? 

     Galiba tam da bu! 

     Kılıçdaroğlu’nun B planı da var. Eğer tekrar Gül’ün bahçesine bir helikopter daha inerse, bu kez B planı devreye girecek, İyi Partinin Genel Başkanı Meral Akşener’i Millet İttifakının adayı olarak ileri sürecek. 

     Akşener kim? 

     İlk Akp kurucularından. Tansu Çiller’in ve en çok faili meçhullerin yaşandığı dönemin İçişleri Bakanı ve Mhp’li, şimdinin demokrat görünümlü Hanımefendisi… 

     Gerçi Özgür Özel, Gül’ün adaylığı gündemimizde yok dese de, bu erken oluşacak olumsuz bir tartışmanın önünü almak için yapılan bir açıklama olarak görünüyor. 

      Akp destekli İnce Hareketi bağlayınca CHP den ihracı gündeme geldi. Akp destekli birinin CHP bünyesinde bulunması elbette sağlıklı değil. 

      Küçük çaplı muhalefet yapan CHP’yi daha da küçültmek, sağın istediği bu! 

      Bir gecede, “Ne yapayım adam kazandı,” diyerek teslim olan İnce piyon olarak tekrar sahaya sürülüyor. 

      Kılıçdaroğlu nasıl sahaya sürülmüştü? 

      Hatırlayalım kısaca. 

      Eline birkaç yolsuzluk belgesi verildi, popiler yapıldı. Ne Kılıçdaroğlu’nun nede herhangi bir CHP’linin ulaşabileceği belgeler değildi bunlar. Bu belgeleri ya MiT verebilirdi, ya CİA, ya da Fetö. Önce İstanbul Belediyesine aday yapıldı. Kazanamadı. Solun başına Ecevit gibi halkçı görünen, yolsuzluğa bulaşmamış dürüst görünümlü biri gerekiyordu; bu da tam Kılıçdaroğlu’ydu. Ee Gandi’ye de benziyordu. 

     Bir sorun vardı. CHP’nin başındaki Baykal nasıl gidecekti. Normal yoldan, yani seçimle gitmesi istenmedi. MiT’in elindeki kaset kullanıldı, Baykal çirkin bir darbeyle indirildi, Kılıçdaroğlu getirildi. 

     Yukarıdan partinin başına getirilen bir adam elbette halka değil kendisini Genel Başkan yapanlara hizmet edecekti, o da o gün bu gündür bunu yapıyor. Erdoğan iktidarda kalsın diye çabalıyor. Vekilleri buna göre belirliyor, Cumhurbaşkanı adaylarını buna göre seçiyor. 

     Muharrem İnce partiden ihraç edilmeyi fazlasıyla hak ediyor. Halkın umutlarını harcayan biri demokrat olamaz, CHP de yeri olamaz. 

     Ya Kılıçdaroğlu? 

     Kılıçdaroğlu hak etmiyor mu? 

     Bunca sözden sonra şunu söyleyebilirim: 

     Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu CHP’ yi Akp yönetiyor. 

     Üzücü ama gerçek! 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir