İHALE KANUNUN 21. MADDESİ b bendi

Her şeyin bir kesesi vardır. O şeyin oluşturulan akarına göre harcanır. 

Aile de anne – baba kuralları koyar. Sarhoş baba ya da israf düşkünü Leyla geçimin ve huzurun düşmanı olur. Yazı da mirasyedi çocuğa gerek yok.

Özel sektörde kurallar patronun ve ekibinin bilgisine bağlıdır. Kardeşim kazandır ki, sen de kazanasın havası genelde buralara hakimdir.

Devlet kamudur. Kamunun yöneteni hükümettir. Yönetim tek adama ya da çıkara bağlanırsa liyakat kapı dışarı edilir. Oluşturulan akar bataklık olur. İçeride – dışarıda ötekini suçlamak hastalık olur, yayılır tepeden tırnağa.

Mikrodan makroya geçişte akarı devletler oluşturur. Gelişmiş toplumlar her türlü kötü niyet önlemini düşünerek, geliştirerek akarı oluşturur. Gelişmemiş toplumlar ise siyasanın bütün kötü niyetlerine kurban olur. 

Dar’a düşünce Nihai hedefimiz AB’dir dersin, Demokrasi doğrultusunda düzenlemeleri yapmaz, AİHM kararlarına da çatarsın! Bu can bu tende durdukça rahibi vermem, zzzzz! Yanında havarilerin, kulak üstü yatarsın!

Neyse, konuya döndükte; kamu parası hem din de, hem demokrasi de önemlidir. Çalma – çırpma Millet için rahatsızlık nedenidir. Bununla birlikte, gelişmemiş devletlerde kamu bütçesi her daim kısıtlı olduğu için, harcamanın da ince düşünülmesi ve kuralların keyfiyetten uzak olması gerekir.

Ülkemizde kamu hukukuna ve denetimine tabi olan kurum ve kuruluşlar ihalelerini AB ve Uluslar arası standartlara uygun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (KİK)düzenlenmiş olup, 2003 yılında yürürlüğe girmiştir. KİK’in ruhu açıktır ve ihale göz önünde yapılır.

Kamu İhale Kanunu’nun 18’inci maddesinde, idarelerce mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalelerinde uygulanacak ihale usulleri; ‘açık ihale usulü’, ‘belli istekliler arasında ihale usulü’ ve ‘pazarlık usulü’ olarak belirlenmiştir. 

Kanun’un 5’inci maddesinde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulünün temel usul olduğu, diğer ihale usulü olan pazarlık usulünün Kanun’da belirtilen özel hallerde kullanılabileceği hüküm altına alınmıştır. 

KİK 21. Madde b bendi; Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması.

16/05/2018 tarihinde kabul edilen 7144 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin (b) bendine ek düzenleme yapılmıştır. 

Bu değişiklik haramilerin bu maddeye yönelmesini sağlamıştır ve Sayıştay raporlarında birçok örneği görülebilir. Beşli Çete niçin derde düşmesin, yargılanma durumunu İngiltere Mahkemesine aldırmasın! Bu ülkede hükümet değişince bütün işler ellerinden alınacak korkusu yaşamaları normaldir. 

‘Nasıl olur’a küçük bir yönlendirme yapayım; KİK’in 21. Maddesi b bendi özel durumlar için pazarlık usulünü belirtir. Alanı dardır. Ki AB’nin kamu satın alma yönergesi’ni Adalet Divanı çok dar, katı ve sıkı tutmuştur ve bu usule başvurulmasına ilişkin koşulların oluştuğunu ispat etmek de idareye aittir, der. 

Sevgili okur, öngörülemeyen, can ve mal kaybı riski olağanüstü durumdur. Adana’ya göre söyleyeyim. Örneğin 7 üzeri deprem olur Çatalan Barajı patlar, ki, İskenderun koyundan Adana’ya yönelen fay çatlağı bu riski taşır ve önceden önlem çalışmaları yapılmalıdır. 

Akdeniz de Doğu Akdeniz’in altı kaynıyor, Karataş’a doğru bir fay kırığı bütün sahilimizi Tsunami altında bırakabilir, bu da tahminler arasındadır. 

Covit 19 ilk çıktığında çaresizdik şimdi geniş zamandayız. Maske, Mesafe, Temizlik doğal refleksimiz. Savaş olabilir, ona da her daim hazırlıklıyız. 

Adana’ya Yavuzlar büyüklüğünde Göktaşı düşebilir, Uzaylılar ülkeyi istila edebilir, Ay ikiye yarılabilir, İsrafil Sur’a üfürebilir, gibi şeyler elbette öngörülen şeyler değildir! Espri güzel oldu be ya!

Dişişleri bakanına bakarsan sözlerinde ‘darbe’ iması var, bu Millet darbelere karşı da Direnç kazandı. Vesselam sandık zamanı Vatan – Millet sevgisini içimizde taşımak elzem olacaktır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir