TRUMP’UN DOSTLARI…

Demokratik zihniyete sahip olmayan birinin demokratik zihniyetler tarafından desteklenmesi adil bir şey olmamalıdır. 

İlk seçiminde Putin İtelemesi ile seçim kazanan Trump, tüccar zihniyeti ile çok işler yaptı ABD silah sanayisi için. Örneğin ilk Arabistan, Katar gezilerinde yüzer milyar dolarlık anlaşmalar yaptı. 

Siyahi vatandaş düşmanlığını güçlendirdi. Meksika sınırına duvar ördürdü.  Müslümanlara ABD’ye giriş kısıtlaması yaptı. Nato ve BM masraflarını bahane ederek AB’yi sıkıştırmaya kalktı, beceremedi.

AB’nin Kapitalist Demokrasisi kendine sağlamdır. ABD’nin Emperyalist Demokrasisi başkanları ve Pentagon eliyle kurban seçtiği devletlere Demokrasi götürür.

Trump ABD’nin kumarhaneler kralıdır. Şirketleri iflas eder ama Trump’un kişisel serveti artar. Ya da kendi açıklamaları öyledir.

Türkiye, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerde emlak yatırımları vardır ve genelde yanına ortak istemez. 

Vesselam ABD’nin tezgahı geniştir, tezgahtar değişikliği yalnızca pazar rekabetini artırır.

Trump seçildikten sonra dünya liderleri arasından kendi gibi dostlarda buldu. Açıklamalarında dostum dediği insanlara mektup göndererek ‘salaklık etme… seni bitiririm… ailenin servetini araştırırım…’ gibi derslerde verdi.

Dünya politikalarında halklarının karşı çıkmasına rağmen dostlarından desteği fazlasıyla aldı. Sıcak örnek biz, Erdoğan daha Suriye politikalarında hiçbir şekilde Trump’a karşı çıkmadı. 

İkinci seçiminde kötünün iyisi diyerek Ak Parti var gücüyle Trump’a çalıştı yahu. Biden’in sokak köpeği kadar kıymeti yoktu. Saray’dan Trump seçimi kaybedince Biden’e ‘dostumdur, hastalandığımda ziyaretime geldi,’ açıklaması bile yapılmıştır.

Sözün burasında nereden geldiyse aklıma herkesin ayakaltı dostu Doğu Perinçek geldi. ‘Çin beni aradı, İran beni aradı, Rusya beni aradı’, gibi şeyleri çok söyler Doğu Bey. Kankası Bahçeli ile Gayri resmi devlet başkanıdır. Nedendir bilinmez, sayın Bahçeli’yi dış devletler aramaz bir türlü. Dünya vatandaşı Temel gibidir Doğu Bey, bütün devletler tanır arar onu.

Eh! Benim de kendime göre sevmesem de akıl verdiklerim var elbette! Örneğin Trump sıkışınca arar beni; baba ben battım, beni kurtar, diye. Geçen Adana’nın kurtuluşunda aradı yine; baba yarın kongreyi basacağım onbinlerle, dedi. ‘bas ulan salak bas’ dedim, ‘Hiç olmazsa geleceğe dair bir güzel örnek olur’ dedim, ‘hatta basıcılar silahlı gitsin darbe havası olsun’ dedim.

Sahiden yaptı salak! Sonrasında arkasında kimse kalmadı. Şimdi arayıp duruyor. Telefonuna bakmıyorum. Güzel oldu bu espri bee!

Sevgili Okur, Trump ve dostları ne oldum delisidirler. Ne olacağım noktasına gelince sıçıp – sıvamış olurlar. Böyle durumları ülkemize mal etmemek sandık zamanı aklı başında oy gitmeye gitmek akıl karıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir