“MEB sınıfta kaldı, eğitimde ikinci yarıyıl kaos ve belirsizliklerle başlıyor”

Pandeminin üzerinden tam bir yıl geçmesine karşın MEB’in salgın koşullarını doğru yürütecek uygun strateji yöntem ve plan üretmekte sınıfta kaldığını belirten Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Hüseyin Kaya,  “İkinci dönemde yeni önlemler alınmazsa sorunlar artarak devam edecektir” dedi.

Başkan Hüseyin Kaya, yürütme kurulu adına yaptığı açıklamada, ikinci yarıyılda alınması gerekenler önlemleri sıraladı.

Başkan Kaya, şunları kaydetti:

ATAMALAR YAPILSIN

“Bir an önce yüz yüze eğitme geçmek için gerekli adımlar atılmalıdır. Okullara gerekli ödenek, yardımcı personel ihtiyacı, temizlik koşullarının sağlanması ve gerekli öğretmen atamalarının yapılması için acele edilmelidir.

ÖĞRETMENLER AŞILANMADAN OKULLAR AÇILMASIN

Öğretmenler aşılanmada ön sıralara alınmalı, biran önce aşı olmalıdırlar. Öğretmenler aşı olmadan köy okullarının ve ana sınıfı okullarının yüz yüze tam gün açılması öğretmenlerin sağlığını tehlikeye atmak demektir. Öğretmenler aşılanmadan hiçbir okul kademesi eğitime açılmalıdır. Öğretmenlerin tamamı aşılandıktan sonra okullar yüz yüze eğitime açılmalıdır.

YOKSUL ÇOCUKLARININ İNTERNETE ERİŞİMİ SAĞLANSIN

Yoksul emekçi halk çocuklarının internete erişim ve tablet sorunları çözülmelidir. Adana’da son dağıtılan tabletlere rağmen 30 bin civarında öğrencimizin tableti ve bilgisayarı yoktur. MEB’in son yayımladığı EBA kullanmaya yönelik istatistiği veriler eğitimdeki eşitsizliğin itirafıdır. Bu verilere baktığımızda doğu illerimizin EBA’ya ulaşım oranları çok düşüktür.  Aynı durumu biz Adana özelinde de tespit ettik. Yoksul emekçi mahallelerinde çocukların EBA ve benzeri uzaktan eğitime ulaşamadıklarını tespit ettik. Pandemi, eğitimde var olan eşitsizliğin emekçi halk çocukları aleyhine ne kadar derinleştiğini bize göstermiştir. Eşitsizliğin derinleşmesi durdurulmalı buna izin verilmemelidir.  Eğitimde kamusal tam bir eşitlik sağlanmalıdır.

Okullarda yapılacak sınavlar yüz yüze yapılmamalıdır. Olağanüstü dönemlerde olağan yöntemler uygulamak doğru değildir. Bu dönem açısından ölçme değerlendirme için farklı yöntemler kullanılmak zorundadır.

EĞİTİM DİNSELLEŞTİRİLMESİN

Seçmeli ders adı altında eğitimin dinselleştirilmesi kabul edilemez. Eğitimin demokratik, laik, bilimsel içeriğe kavuşması sağlanmalıdır.

Geçmiş dönemde yapılmaya başlanan angarya görevler iptal edilmelidir. Bu dönemde eğitim emekçilerine angarya görevler verilemez. Pandemi sürecinde öğretmenlerin ve idarecilerin sağlığını tehlikeye atacak, korona virüsle mücadele faaliyetlerine keyfi olarak görevlendirilemezler. Öğretmenlere görev tanımları dışında başka bir görev verilemez.     

YÖK KALDIRILSIN

Üniversitelerimiz pandemi döneminde okullarımızın yaşadığı sorunları yaşamak zorunda kalmıştır. Tepeden inme kayyum rektör atamalarıyla karşı karşıya gelinmiştir. Üniversitelerimizin demokratik, özerk ve bilimsellikten uzak olması kabul edilemez. Üniversitelerde dersler akademik yöntemler sürdürülmeli, yapılacak sınavlar öğretim üyeleri ve öğrencilerin ortak iradesini yansıtacak şekilde demokratik bir zeminde belirlenmelidir. Üniversitelerde yaşanan sorunların baş aktörü YÖK kaldırılmalıdır.

Kadın eğitim emekçisi arkadaşlarımız bu sorunların yanı sıra farklı birçok sorunla karşı karşıya kalmışlardır. Ev işleri, çocuk bakımı gibi ihtiyaçlar göz önünde bulundurulmadan ders programları hazırlanmaya devam etmektedir.         

Uzaktan eğitime erişim engelleri ortadan kaldırılmalıdır. Müfredat ve konularda seyreltilme yapılmalıdır. Öğretmenlere gerekli teknik desteğin verilmesi, ders işlenirken gerekli materyallerin sağlanması gerekmektedir. “

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir