CUMHUR İTTİFAKININ SİYASİ AHLAKI

HDP 4. Kurultayını 23 Şubat 2020’de, düştüğü kaos içinde, kendi halinde, Lebalep yaptı.  

CHP 37. Kurultayını 25 – 26 Temmuz 2020’de yaptı. Pandemi gereği salonun yarısını boş bıraktı. Ki, şehir kurultayları da bu özende yapıldı. Hepimiz medyadan izledik. 

İyi Parti 2. Kurultayını 20 Eylül 2020’de yaptı. Pandemi gereği başkentin en büyük yeşil alanı Altınpark’ta açık havada yaptı. Kurultay alanına Delegeler, Görevliler ve Gazeteciler dışında kimseyi almadılar. 

MHP 13. Kurultayını 18 Mart 2021’de yaptı. Pandemi gereği Delege, Milletvekili, görevli ve misafirlerle yapıldı. Covit olan 38 delege kurultaya alınmadı. 

Ak Parti 7. Kurultayını 24 Mart 2021’de yaptı. Bütün Pandemi Kuralları bırakıldı, lebaleb, diz dize, yan yana, soluk soluğa yapıldı. Ki, şehir kurultayları da öyle yapıldı. Yahu bu leb a leb sözcüğü de sakıncalı hale geldi ha!  

Ak Parti Genel Başkanı, hükümetin Başı, Cumhurbaşkanımız sayın Erdoğan Sağlık ve İçişleri bakanlarının sessizliğinde ne de sevinmişti kalabalıklara. Tabi ki toplananların hislerini bilmiyoruz! 

Ak Partinin zihniyeti çifte standart. Kendine var ele lolo! Bu şartlarda Pandemi Cezası etik açısından sıfırlanır. Memur ve Millet kestekli tarlada yorulmuş olur. Hayırlı olsun, kolay gele! 

Sevmeyi bilmeyen sevişmeyi ne bilsin! Dünya derdi ‘sahip olmak’, Ahiret ilmi ‘paylaşmak’. Vermeyi bilmeyen dertten nasıl kurtulsun. Kindar yok eder, seven var eder. Düşün bir! Örnekler zaman içinde akar gider, görmeyi bilmek gerek. Mevlana ile Şems ‘bademlenmiş’ bir sarhoşluk değil! Gönül kapılarının açılması Ahiret ilminin saçılması, sözlerin özlemle sevişmesidir. Elbette beni anlamayacak insansı’lar da olacaktır. Ne diyeyim; sonları Hayr olsun! 

Ak Parti’nin, Sarayın ve Ucube Tek Adam zihniyetinin değiştirdiği gömlek’lerden ve yol’lardan dolayı artık ne yaparsa yapsın, kendini yiyen bir konuma geldiğini belirtmiştim. Durum Kurultay da iyice ayyuka çıktı. Manifesto dedikleri 81 ile söz düzmekmiş! İşi Ozan’a bağladılar, kedi bile taşımaz bu yükü! 

Adam yine Millete serzenişte bulundu. Durum dövizin üstü altın’a da sıçradı. ‘bankalara yatırın, bozdurun’. Yastık altında liranın değeri ne olacaksa! Geçmişte bu tür çağrıların sonucu hep tl kaybetti. Bu Millet kaç kere yaşadı bunu! 

Reis, İstanbul Sözleşmesine ilk imzayı kendinin koyduğunu unutarak imzasını 10 yıl sonra geri çekti. Meclis Başkanı Şentop hızını alamayıp ‘Möntro’den de çekilebilir’ dedi. Söz oynak geldi, yılan gibi bir yerlere kıvrılıp gitti!  

Öteki müjdeler bitti, bu günlerin müjdesi Savunma Sanayi oldu. Sanırsın ki ülke gelirinin %99’u savunma sanayi olacak! Sözlerin açılımı olmayınca sanırsın ki ülke istihdamı ya da geçimi buradan olacak. Havadan döviz yağacak. 

Yazı içi açık bir ‘im’ koyayım, denizlerde balıklar da gülsün. 

Ak Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanımız bu seçimi kazanmak istiyorsa, vergisiz 1 milyar lirayı kamyona yükleyip göndersin, ben de seçimi nasıl kazanacağının formülünü vereyim kendisine!  

Bu konuda gerçekten ciddiyim. Duyan duymayana söylesin, aranan formül bende, de, de, de. 

Sevgili okur, sözlerimi küstahlığa sayma, harcım değildir. Bir ince mizahın sızıntısı olarak gör. Ülkemin güzel insanları gibi benimde gönülden isteğimdir Vatanın ve Milletin huzur içinde olması. Ve sözlerimi dünya yüzünden bunun için toplar söylerim. Dünün ve bu günün emeği yarını refah ve huzur içinde görmek için olmalıdır. Sandık zamanı unutmaman dileğiyle.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir