AK PARTİ’NİN YALAN DOLAN BAKANLARI

Millet yönetimini Devlet yapar. 

Devleti seçimleri kazanan siyasi Parti yönetir.

Bütün din ve düşünce çeşitleri devlet yönetiminin onurlu insanlar tarafından yapılmasını belirtir. 

Tarihte din algısında görevi doğru yapanların az, eğri yapanların örneği boldur.

Tarihte düşünce, yani demokrasi algısında eğri yapanların önü kanunlarla kesilerek en aza indirgenmiştir. Ve indirgenmeye de devam etmektedir.

Devletin ana yapısı olan Anayasa yöneticilerin hırsızlığını, suistimallerini, duygusal kararlarını engellemek için yapılır. 

Din merkezli yönetimler saray düşkünü oldukları için kendilerini anayasanın üzerinde görerek Tek Adam Ucubeliğine sıkı sarılırlar. Sokaktaki bekçiyi bile kendileri atamaya çalışırlar. 

Kendileri derken; çoğaltma imi koyarak söylüyorum. Tek Adam Ucubeliğinin çevresini saran halkalar da suistimal ve duygusal kararlara yatkın olurlar. Vatanı Milleti düşünen halkadan atılır.

Atanma bakanların ağırlıkları olmadığı için her birinin başına bir yardımcı konur. Yardımcılara bilgi verilir, yardımcılardan talimat alınır. Arada bir el gördülük toplantı yapılır.

Demokrasi algısındaki yönetimlerin Meclis’i vardır, Senato’su vardır, kurumları Ayrışık Kuvvetler algısında çalışır ve birçok Özerk Kurumu vardır. Yönetimini kendi belirler ve seçilen mutfaktan gelir. Devletin ana görevi denetleme üzerine kurguludur. Böyle devletlerin ana yapısı Sosyal Devlet algısında kurulur ve geliştirilir.

Ak Parti 2002 de göreve geldiğinde, ülkede bir ‘oh’ oluşmuştu. Göreve alıştıkça, yerleştikçe gevşemeler oldu. Zaman geçti çok şey oldu.

Pandemi zamanı aşı ve önlemler doğrultusunda Cumhurbaşkanı ne dediyse yalan çıktı.

Sağlık Bakanı ne dediyse yalan çıktı.

Milli Eğitim Bakanı ne dediyse yalan çıktı.

Turizm Bakanı ne dediyse yalan çıktı.

Çalışma bakanı ne dediyse yalan çıktı.

Teknoloji Bakanı ne dediyse yalan çıktı.

Dışişleri Bakanı Mısır’a gitti. Söyleyeceği her şey yalan!

Özgür Özel’in ‘suç işleri bakanı’ dediği İçişleri Bakanı kanuna dayanmayan yönetmeliklerle yasaklar başlattı. Yaptığı yalan. Meclisten kanun çıksa, dedikleri kesinlikle AYM’den döner.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan kuyunun dibi. Kendi şirketinden milyonlarca liralık mal almış. Hem de on kat fiyatına! Konu hakkında ne dediyse yalan çıktı.

Hazine ve Maliye Bakanı damat hala görünürde yok. Öldü mü, kaldı mı belli değil. Hazineyi tam takır etmiş. Konu hakkında ne dediyse yalan çıktı. 128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Sözü biraz uzatayım.

Sayın Bahçeli görevini yüzde yüz başarıya ulaştırmak için 100 maddelik Anayasa Taslağı hazırlamış. Önce Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a sunacakmış! Hayırlı olsun.

Temmuz-  Agustos sonuna, anket firmaları sanırım Dağ Başındaki Çobanı bile aday içine eklerler. Şimdilik Sayın Erdoğan’ı geçen dört isme, o zamanlar kimi koysak geçiyor kardeşim havasına girerler.

Sevgili okur, benim bu sözleri söylemem hava – cıva. Senin sandığa Vatan – Millet sevgisi ve bilinciyle gitmen önemli. Bu yardımsız kapanma günlerini yüreğinin en sıcak yerinde koruman dileğiyle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir