GÜÇ SARHOŞLUĞU, TÜKENMİŞLİK SENDROMU ve SEDAT PEKER.

Gençlikte herkesin kuş’u gözüne bakar. Yaş ilerledikçe kuş’un gözü ayağa döner. Bu Yaradılış’tan doğal bir durumdur.

Evrende her şey eskir, zaman bile, insan zamanın yüzünden geçer. Anne doğum yapar biraz daha eskir. Çocuk doğar, büyüdükçe eskir. Her yeni eskiden doğarmış.

Eskimek eprimektir biraz, çözülmek, dağılmak. Dünyanın bütün çölleri zaman yorgunu eprimiş kayalardır. 

Zaman ise her şeyin en büyük saldırganı! Günleri getirir bize, geceyi gündüzü. Gün ışığı verdikleri kadar da alır bedenden.

Söz espriden sanata kaydı, toparlayayım biraz.

Sedat Peker ilk videodan 8. Videoya kadar itiraf ve isnatlar üzerinden gitti. Her Pazar izleyici kitlesi büyüdü. Uluslar arası haberlere de konu oldu. Bir suçlu olmasına rağmen, toplumsal algı dediklerinde haklı olduğu doğrultusunda netleşiyor!

Bir de takdir ettim ‘üzerinizden para kazanmak için reklam almayacağım’ dedi. Para düşkünleri Sedat Peker videolarına ve yorumlarına sarıldı. Sanırım Peker’in izlendiği kadar da bu Abidik Gubidik Yorumcular izleniyordur. Gelsin reklamlar, paralar!

Şimdilik Pelikan Grubu tahtada tek ayak üzerinde bekliyor. Bir ara bu grubun Adana Ayağını da yazmak gerekiyor! 

Vergisiz milyar dolarların adresinin bir kısmı ifşa oldu. Ötesi de gelir inşallah! Adana Demirspor da 1. Liğe çıktı nihayet. Hayırlı olsun!

Peker görüşmelerini inkar eden arabulucu ibibik kardeşler rüsva oldu!

Soylu birkaç haber programına çıktı, toplumsal algı masumiyetine ikna olmadı. Bununla birlikte elindeki ‘mahrem bilgiler’den bir buklecik sunuverdi. Alan almıştır mesajı zaar. Vah İsmail, vah Merdan! 

Sanırım ağar’ın istifası eski tarihe ayarlandı. Keşke kriminal test yapılsaydı!

Binali bey elde mendil ‘oğlum Endonezya’ya maske götürdü, oğlum hayır – hasenatı sever’ teranesinde. Elbette kendi de biliyor bizim kadar söylediğinin yalan olduğunu. 

Resmi kayıtların hiçbir yerinde yok maske, dezenfektan götürdüğü! 

Durum Düşkün Selvi’ye dert olmuş, yazılarında neredeyse yemin edecek maske götürdüğüne dair!

Reis her zamanki gibi puansız kaldı.

Sedat Peker yanıt olarak ‘Tayyip Abi ben Vatan Haini değilim. Seninle de pazara helalleşeceğim’ dedi.

Padişahımız efendimiz, Ak Parti Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanımız ‘sözde babaların racon kestiği Türkiye geride kaldı’ dedi. Film gösterdi, darbeleri gösterdi, CHP’yi HDP ve PKK’nın yanına koydu. Kemik Medyasının dili çözüldü! Geniş bir ‘oh’ ile mesele CİA, Dış Güçler, oyunlara bağlandı.

Bir de tacizci meseli var. Bu ülkede taciz – tecavüzün merkezi aranacaksa öncelikle Ak Parti eli ile büyütülen hormonlu cemaatlerin Kuran Kurslarına bakmak gerek. Ve genellikle o suçu işleyenlerin hangi partiye oy verdiklerine, üye olduklarına…

Doğu Perinçek yine elinde değnek zalimin yanına geçmiş! Ekran İbibiklerinin başı!

Sayın Bahçeli’nin ne dediği belli değil. O meselenin ‘bayrak, ezan’ tarafında duruyor. Sakız yine aynı sakız ‘dış güçler, dış mihraklar, CHP, HDP’ falan filan, gaydırı gubbak Cemilem.

Memet Ali çarkıfeleği orta yere koydu. Ayda 10 bin dolar alan siyasi için bir tahminim var. M diyorum. Elbette harflerin hepsi birden söylenmez!

Meral Hanım’a Rize saldırısında ‘pompalıları çıkarın’ bağırtıları da oldu yahu. Sessizce silahlananlar nerede kullanılacağını şaşırdılar sanırım. Dünya Liderimiz de ‘bunlar daha iyi günlerin’ dedi. Sanırım kendini seçim havasına hazırlıyor.

Güç Sarhoşluğu; Sahip olunan güç ve/veya elde edilen büyük başarılar yüzünden kibir sahibi olma, akla mantığa ters kararlar alıp başkalarını umursamadan mağdur edebilme durumu. Kendine aşırı güven duyma.

Tek Adam Hastalığı da denir ya da Saray Saltanat Düşkünlerinin kaçınılmaz sonu. 

Tükenmişlik Sendromu; İlk kez 1974’te Herbert Freudenberger tarafından, başarısız olma, yıpranma, enerji ve gücün azalması veya tatmin edilemeyen istekler sonucunda bireyin iç kaynaklarında meydana gelen tükenme durumu, şeklinde tanımlanmıştır.

Tek Adam Ucube Sistemi iki dönem seçilme ile sınırlandığı için üçüncü dönem ayrılmak istemeyene derin bir hüzündür. Yasaya göre çözüm olmayınca ‘yerime kim geçecek’ derdi çekilmez bir sendroma dönüşür. 

Burada biraz dedikodulara girelim. Damat bakanlık görevine geldikten sonra Ak Parti tabanında veliaht olarak adı dillendirilir olmuştu. Genç, yakışıklı, enerjik, becerikli!

Derin yerden gelen fısıltılarda da Ağar’ın oğlunu gelecekte cumhurbaşkanlığına hazırlamasıydı. Kudret Meyvesini derin yerden görmüş!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu içinde önümüzdeki süreçte Erdoğan’ın yerine geçeceği fısıltıları vardı.

Yahu hükümet, hükümet değil entrika merkezi gibi!

Saray, içinde bulunanlar için ise yalancı bir Cennet merkezi! Becerebilirsen sessizce Pergole bile yaptırabilirsin. Beceremezsen el aleme rüsva’sın! İyisi saz çalıp türkü söylemek, üstüne de klip yapmak, Helal olsun! 

Ak Parti’den kaçanlar ayrı mesele. Kolayı amip çoğalma! Sağ Siyasanın da, Sol Siyasanın da bir sürü benzeri oldu. Sarayın isteği Milli ve Yerli Muhalefet! Koşun la koşun, kararsızlar %30 olmuş! Sandık açık Pazar, arkası kestekli tarla koşusu!

Bu arada Fetö’nün sanal militanları uykuyu yitirdi yahu. Dünyanın her tarafından yorum bombardımanına tutuyor hükümeti!

Sanal Dünya kirli haber merkezine döndü. Aralarında porno site reklamları eksik!

Sevgili okur; her sala açık söylem, sıralı gitmeli insan. Sırasız ölümler çok üzer insanı. Siyasanın ölümü insan ölümüne benzemez. Hani deriz ya ‘yapışmış koltuğa’ diye. Siyasetinde bir iş olduğunu bilerek 62 yaş dolunca siyasetçinin emekli olması gerekir. Böyle bir madde de gerek ülkeye. Nüfus yoğun, alttan baskı çok, zamanında yetişmeli çırak! 

Adamın 5 yüz evi – dükkanı var, gözü hala dünya malında, yapışmış hüküm etmenin bir yanına. Hükümetler envanter tutar, medya uykuda. Nereden buldun sorusu milletin içinde silinir gider!

Tanıkların sustuğu yerde suçlu kahraman olur.

Gün döner an gelir, tanıklarda suçlu olur.

Demiştim bir şiirimde. Medeni vicdan ve anlayış Adalet’in Hiyerarşik Emirle çalışmayacağını söyler. Görevin ulviyeti elzemdir ve milletin içindeki bütün hikayeler doğruya kurguludur. Siyasa ise bunu hep bozduğu için devlet kapısına giden insanların çoğunluğu bir dayı arar. Vah milletim, vah memurum!

Sedat Peker millete sesleniyor ‘Efendi sizsiniz, oy zamanı elinizi vicdanınıza koyarsanız bunlardan kurtulursunuz. Medeni Devletler böyle yapıyor’. Doğru öneriyi bir suçlu da söylese dinlemek gerekiyor. Sandığa giderken Haramileri unutmamanız dileğiyle. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir