AKDENİZ YANIYOR, MİLLET YANIYOR.

“Oralarda çok günah işleniyordu. Allah günahkarları ikaz etmek için dipten vurdukça vurdu. Allah’ın gazabı bu”

1999 Gölcük Depreminde Melanet Cüppeli hükümeti kastederek böyle demişti. Genelev’den çok Cami yıkılmıştı. Bir şehir ilçeleri ile yıkılmış, kayıpların çoğu bulunamamıştı. Ülke ekonomik olarak çökme noktasına gelmişti. İçindeki bütün aşağılık duygularını böyle dile vurmuştu Vatan – Millet Sevgisi olmayan Melanet.

26 Temmuz öğle vakti çok sıcaktı. Çiçekli Köyündeki arkadaşım Hüseyin Demircioğlu’na telefon açtım ‘Kardaş oralarda hava nasıl diye.’ O da ‘Kardaş dün geceden beri poyraz var, her şeyi kuruttu’ dedi.

Çukurova’da poyraz’ın sıcağı korkunç olur. Gündüz 50 dereceyi, gece 30 dereceyi geçer. Açık havada yanar, gölgede. Böyle havalarda dağlardaki elektrik hatları 3 – 4 metre aşağı doğru süner. 

Önce Feke’de yangını duyduk. Sonra Manavgat. Daha sonra ise ülkenin 63 ayrı yerinden yangın haberleri geldi. Adana, Osmaniye, Mersin, Antalya, Muğla, Kayseri, Manisa, Kütahya, Balıkesir, Kilis, Kahramanmaraş, Kocaeli, Kastamonu, Sakarya, İstanbul, Hatay, Bursa, İzmir, Diyarbakır ve Karaman cayır cayır yanıyor. Cumhur İttifakı ayak oyunlarından dolayı her afette olduğu gibi çaresiz, beceriksiz!

Aklı başında yaş almış olanlar bilir. Temmuz – Ağustos ormanlık alanlarda yangın ayıdır. Tedbir önceden alınır ve hazır beklenir.

Melanet Cüppeli’ye bir daha dönersek, sosyal medya hesabı üzerinden ‘Hadis-i Şerifte; Yangın gördüğünüz zaman tekbir getirin, zira tekbir gerçekten onu söndürür’ buyuruyor, diyor.     

Yani işi yine Melanete sarıyor. 99’da hükümete saldıran, şimdi tekbire sarılıyor. Adamın içi kötü! Hadis’i bile duygularına kurban ediyor. İnsanın içindeki ateşe belki tekbir rahatlık verebilir. Hangi orman yangını tekbir ile sönmüş! Samimiysen yağmur duası et!

Allah’ı kendilerine eleman yapmışlar, durmadan çalıştırıyorlar! Bizim bildiğimiz her şeyden münezzehtir O ve kıyamet gününün bekleyenidir. Her şeye karışacaksa Kıyamet Günü’nü niçin bekleyecek!

Deprem olur tek adam sistemi çaresiz kalır. Yağmur olur tek adam sistemi çaresiz kalır. Sınırlar kevgir olur tek adam sistemi çaresiz kalır. Yangın olur tek adam sistemi çaresiz kalır. Becerdikleri şeyleri Kimlikten Reis Sedat Peker zaten söylemişti!

Yol yaptı, köprü yaptı, iha yaptı, siha yaptı, helikopter yaptı, uçak yaptı, araba yaptı diyen kardeşlerimde var elbet. Ama bu yapılanların kendi kesesine ne faydası olduğu sorusu ile karşılaşınca dut yemiş bülbüle dönüyorlar. Sahi Petrol, Doğalgaz, Altın, Gümüş müjdeleri almıştık. Ne oldu? Üstümüzden hangi vergiyi kaldırdılar? Hala Suriye ve Kuzey Irak’ta bizim askerlerden başka ölen yok! Daha Rusya’nın, ABD’nin, AB’nin, BM ve NATO’nun analarının nikahını bozan Afganistan’dan söz etmedim, içim sıkıldı yahu.

Ülkenin son 5 yıllık yangın istatistiğine ve Ucube tek adam sisteminin ne yaptığına bakıldığında çaresizliğin nasıl oluştuğu anlaşılır.

THK (Türk Hava Kurumu) 1925 yılında Atatürk’ün kurduğu bir dernektir. Vatandaş desteğiyle ülkenin askeri, sivil, sportif ve turistik havacılıkta onuru olmuştur.

2019 yılında THK’ya Kayyum atandı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan THK’nın yangın söndürme uçaklarının kullanılmamasına ilişkin yaşanan tartışmalarda Türk Hava Kurumu’nu sert sözlerle eleştirmişti. Cumhurbaşkanı Türk Hava Kurumu yönetimini eleştirmiş ve “Şu anda bir olay daha çıktı ortaya; Türk Hava Kurumu (THK) meselesi. Türk Hava Kurumu’nun arkasında kim var? CHP’li milletvekili. Onun arkasında CHP. Bunu savunuyorlar ve ‘Bakanlık neden Türk Hava Kurumu ile çalışmıyor?’ diyorlar. Yahu bu adam zaten mezarlığa dönüştürmüş Türk Hava Kurumu’nu. Oradaki uçakların motorları, pervaneleri yok. Yani rezillik diz boyu. Şimdi büyük ihtimalle şurada birkaç gün içerisinde orayı da masaya yatıracağız. Yani bu Türk Hava Kurumu ile bir yere varamayız” ifadelerini kullanmıştı.

THK’nın uçaklarının bir kısmı arızalı olabilir. Tamir edilebilir. Yeni uçaklar alınabilir. Ama uçakları kullanan Pilot ve Teknisyenler masraf olmasın diye işten çıkarılır mı ey Ak Parti, ey MHP, ey Cumhur İttifakı!

Sevgili Okur; Cumhur İttifakı MHP’nin suskunluğunda Cumhuriyet kazanımı kurumlara birer birer saldırıyor. 18 yıllık zaman içinde hepimiz Cumhuriyet Kazanımlarının birçoğunun haraç – mezat satıldığını gördük, yaşadık. Çocuklarımızın, torunlarımızın daha rahat, daha refah, vergilerin düşürüldüğü bir ortamda yaşaması için sandık zamanı Vatan – Millet sevgimizi unutmamak gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir