www.adanamuhalif.com’da Niyazi Koç yazdı:Eski dermanlar yeni dertlere çare olmaz- Mutfaktaki yangın!..

Türkiye; günlerdir temel gıda maddelerindeki fiyat artışlarını konuşurken, dövizdeki tırmanış da devam ediyor.

Geldiğimiz durumun “sonuç” olduğunu kabullenemeyen ekonomi yönetimi şimdi de suçlu aramaya başladı (!)

Bu durumun, geçmişten beri sürdürülen gelen sıcak para ekonomisinin, üretimi sadece  konut üretmek zanneden bir anlayışın ve sistemin sonucu olduğunu nedense görüp yeni tedbirler almak yerine, polisiye tedbirlerle sorunun giderilmesine çalışılıyor.

Bir yandan faiz tartışmaları yaşanırken, döviz kurlarındaki artış devam ediyor.

Faizler düşürülüp üreticiye düşük faizli kredi vermek istenirken, uzun vadeli tahvil faizleri 22 Eylül itibari ile 18.04’e çıkmış durumda.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile dolar kurunun 2016 yılından 2021 yılına kadar olan seyrine baktığımızda da benzer bir yükseliş tablosu görülüyor.

Aralık 2016’da 3 lira 52 kuruş olan dolar kuru  şimdilerde 8 lira 90 kuruşa dayandı.

Yine aynı dönemde; Aralık 2016’da 292.54 olan TÜFE 563.60, mutfak enflasyonu dediğimiz gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda ise TÜFE alt sınırı 319.35’den 708.25 çıkmış durumda iken, konut yani barınma harcamalarında ise endeks  327.01’den 608.49’a ulaştırma giderlerindeki  endeks ise 276.27’den 562.42’e çıkıyor.

Oranladığımızda; dolar kuru o dönemden bu yana yüzde 143’e yakın bir şekilde artarken, TÜFE’deki artış yüzde 92.5, mutfaktaki artış yüzde 121.7   olarak gerçekleşiyor.

Barınma giderlerindeki artış ise yüzde 86, ulaştırma giderlerinde yüzde 103.5 artış olmuştur.

Şimdi gelelim mutfaktaki yangının  nedenine; Aralık 2016’da yurt içi fiyat endeksi 274.09 iken bu oran Ağustos 2021’de 720.28  çıkmıştır.

Asgari ücretteki durum ise 2016’da 1.647 TL iken  2021 yılında 2.585 TL’ye çıkmış durunda.

Artış ise yüzde 71.5

Genel enflasyona baktığımızda artış 20 puan geride, mutfak ve ulaştırmadaki artışın gerisinde.

Fiyatlar artarken, gelirin de artmaması satın alma gücünde önemli gerilemelere neden olmaktadır.

Eski dermanların yeni dertlere çare olamayacağı günlerdeyiz.

Çözüm; kaynakların üretime aktarılması üreticilerin desteklenmesidir.

Üretim devrimi kaçınılmazdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir