ÜLTİMATOM…

Hekaye bu ya! 

Yeliz güççüken meraktan yemiş. Böyüyünce saklıyarak, der parkın geçkin ihtiyarları. Dediklerine göre kümeste yemiş, tuvalette yemiş, dam da yemiş, bodrumda yemiş. Yemiş de yemiş. Vesselam yedireni çok olmuş. Kırkına gelmeden üçte koca yemiş zengininden. 

Yeliz ekonomiyi iyi bilir, altın ve döviz en sadık yatırımıdır. Eğitimi – görgüsü, esnafın – ortaklarının dediği kadardır. Ne okuduğunu anlar, ne dediğini bilir. Kaypak zekası her duruma birkaç oyun yazar! 

İnkarı çoktur, iftirası da. Söylediği her yalana gönlünü yatırır. Abdurrahman Boztaş eline su dökemez. 

Yeliz yine akşam vakti parkın karanlık kuytusunda iki gençle yakalanır anadan üryan, karakola getirilir. Birkaç aile de şikayetçidir Yeliz’in ar’ından, namus’undan. Yeliz ise hepsinden şikayetçi!  

Karakol amiri yorgun, bıkkın ve kızgın sorusunu sorar; parkta bu saatte, bu halde ne yapıyordunuz? 

Yeliz hazır yanıt; bitkilerin düşük tonlu enerjilerini topluyorduk. 

Kenardaki polisler puuurssşşt’lanarak odadan dışarı fırlarken koridora kahkahalar yayılır. 

Bu haftaki grup toplantılarında Cumhur İttifakı’nın ‘CHP anayasanın ilk dört maddesini değiştirmek istiyor’ iftirası vatandaşı çok ürküttü, çoğunluğun öfkesi diline vurdu, elbette şaşkınlığı da! 

Bu sözlerdeki psikolojik erozyon ve görseldeki fiziksel erozyon ya tedaviyi ya da bir sağlık kurulundan raporu gerektiriyor! Bütün yaşamı, deneyimi, bilgisi Cumhuriyet, Atatürk ve Laiklik karşıtlığı ile geçen insanın CHP’ye böyle bir iftirada bulunması gerçekten kaygı verici bir durumdur. Çöküş Sendromu bu olsa gerek! Değnekte ondan geri kalmadı! Perinçek güçlünün sazendesi, kırk yılın düşkünü! 

Sayın Küçük Horoz Kemal Kılıçdaroğlu (insan yakın bulduğuna güzel uzak gördüğüne çirkin sıfat-lar takarmış. Küçük Horoz söylemi bana keyf!) Vatanın ve Milletin 2002’den bu yana geldiği kötü durumun farkında olduğu için bütün bürokrasiye Devleti – Milleti korumak adına Ültimatom içleminde kısa bir konuşma yaptı. Konu hakkında anket olsa %60’ı aşar Milletin onaylayan yüzdesi. 

Vakti zamanında, yani 2003 de, Erdoğan seçildiğinde, bürokrasiye ‘hızımızı kesmeye çalışmayın’ içleminde ültimatom çekmişti. Başta pek anlaşılmadı söz, yanlış talimatlara diklenmeler oldu birçok yerden. Eldeki malzeme uygun değildi Şeriat – Cemaat talanlarına. On yılda oturttular çarkı kendilerine göre birçok şeyi saklayarak, gizleyerek. 

İstanbul, Ankara bşb el değiştirdikten sonra anlaşıldı içlerindeki ve zihniyetlerindeki Fetih Talanı! 

Tüccar – Kindar Tek Adam Ucube Sistemi uygulamaya geçtikten sonra anlaşıldı ki dış siyaset ve sıkışmış iç siyaset gizli – saklı olacak, devlete kayıt düşülmeyecek. Biden görüşmesini yazdık bir kenara! Zihniyet benim hesabım Allah’a. 

Sıfır sorun dediler, Suriyeli – Afganlı – Afrikalı – Asyalı insanlar kapı komşusu oldular Millet’e. Ucube Sisteme ise Katar Sarayı komşu oldu! 

Emevi Cami de namaz kılacağız dediler, Vatan’ın bütün camilerinde namaz kılar oldu Emeviler! 

Emine Hanım ‘sıfır atık’ dedi, iki günde sokaklardan çöp toplayan on binlerin çek-çek’i toplandı ellerinden, ekmekleri talan edildi. Konuyu eşeledikçe yine kayırılan kurumlar, gelecek milyarlar görünüyor. 

Yalanın dolanın dibi, Amerikalılar ağaç kabuğu kemirmeye başladılar, İngilizler dereden su içiyor, Almanlar topraktan ekmek yapmaya başladılar, Fransızlar çocuklarına kıyafetlerinden çorba kaynatıyorlar anlamına gelen ‘Avrupa battı, biz kalkınıyoruz’ sözleri. Gergedanlar bile gerisiyle güldüler söze! 

Yollar ve köprüler zarar ediyor. Yükü Millete! Çay-kur, Et ve Süt Kurumu zarar ediyor. Yükü Millete! Kamu Bankaları zarar ediyor. Yükü Millete. Hırsızlık abidesi vergi cenneti adalarını ve Pandora belgelerini daha anmadım bile. 

 Bu Millet ve Vatan çok beladan geçti, geçiyor. Allah’ın vereceği bela kıyamet sonrası! Dünyadaki suçun cezasını kanunlar verir. Belayı ise sandıkta Millet. Ucube tek adam düzeni artık ne yapsa kar değil. İnsanlara bakınca sandık patlayacak gibi! millet’ten gelen bir nida var! 

Oguzhan Asiltürk vefat etti, rahmet olsun. Allah’ın sevgili kuluymuş. ‘Gel güzel kulum, senin dünya işiyle işin kalmadı’ der gibi fazla çektirmeden yanına aldı.  

Sevgili Okur; hesabım Allah’a algısındaki Siyasal İslam algısı ve Ucube Tek Adam Yönetimi Demokrasi Sistemine göre değildir. Soygunun – talanın başatıdır. Hesap Verilebilirlik ve Denetleme yoksa Adalet bozuktur. Demokrasi çifte standarttır. Seçilmişe – atanmışa karşı koyman mucize olur.   

Tügva ve benzeri dernekler, cemaatler, vakıflar hırsızın ev sahibini dövme girişimidir!  

Benim bu sözleri söylemem hava – cıva, seninse sandık zamanı Vatan – Millet sevgini aklına – yüreğine kazıman elzemdir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir