DEMİŞ, DEMİŞ DE, NE DEMİŞ!

Ar’ı olana söz ağırdır, içten zor çıkar. Arsız olana dil kaypaktır, söz kayar gider. Onun içindir ki bizim yaşlılar ‘yeğni daş ile g.t silinir’ derler. Söz taş gibidir, zamandan süzüldükçe ve yaşlandıkça ağırlaşır. 

Ak Parti Genel Başkanı da olan Sayın Cumhurbaşkanımız New York’a gitti. Düğün Alayı havasında caddelerden geçerek gittiklerini gördük konvoyumuzun. Biden ile görüşemeden geri döndü.  

Roma da görüşeceğiz dendi, sonra şehir değişti Glasgow da görüşecek dendi. Sonra randevu bir daha değişti Roma görüşmesi devreye girdi.  

Tüccar – kindar Cumhurbaşkanımızın gözlerindeki sevinç ışıltısı yüzüne de yansımıştı. Arka yanında duran tercüman kimin kızıydı, Türk Vatandaşı mıydı, bilmiyorum. 

Kemik Medyası günlerce atıp tuttu. Erdoğan Demokrasi dersi vermiş, teröristlerini öte çek demiş, bir sürü şey demiş, Biden dinlemiş! Sonuçta F 35, F 16, alacağımız konusunda bir sonuç yok! 

Fahrettin Altun’un paylaştığı kısa videoyu hiç beğenmedim, haberi ola! Sayın Erdoğan’ı kötü göstermiş idi. Dinçliğini kaybetmiş, omuzları düşmüş, dizlerinin bağı çözülmüş gibi! 

Akit TV ‘Pompacı’ Bülent Arınç başlığıyla bir video paylaştı. Elbette geçmişte ağabeyleri olduğu için bizden iyi tanırlar Sayın Arınç’ı. Sözü birde argo algısında düşünün! Ne kadar geniş, ne kadar algısı değişik bir sözcük! 

Mhp Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli Grup toplantısında ‘bir başka çalışmamızda şudur, tarihine sırt çevirmiş, kökünden uzaklaşmış, işgal edilmiş CHP’nin gerçek yüzünü her zeminde, her yöremizde anlatacağız. Bilhassa 24 Haziran seçimlerinde CHP’nin en fazla oy aldığı 131 seçim bölgesinde HDP ile ittifakını, terörle mücadeleye karşı gelişini, Gazi Mustafa Kemal ile bağını koparışını tek tek milletimizle, CHP’ye oy veren milli insanlarımızla paylaşacağız’ demiş. 

Bence iyi olur! Birbirlerine ağza alınmayacak sözler ederken böyle nasıl kaynaştıklarını anlatırlar. İkna olan geri döner inadından. Olmayan zaten Cumhuriyet Vatandaşı, Millet’in bireyi! 

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Erkan Kandemir ‘vatandaşlarımızın arasında dolaşan Tebdili Kıyafet ekiplerimiz üzerinden ciddi bir çalışma yürütüyor, raporluyor ve genel başkanımıza arz ediyoruz’ demiş. 

Hükümetin harami zamlarının, ihalelerinin halk üzerindeki yan etkisini mi merak etti acep!  

Cumhur İttifakının halk içine çıkan, gezen, sohbet eden vekili kaldı mı ki! Gel de gülme acı acı! 

İzmir’e bir dizi program için giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Teskere’ye Hayır diyen Kılıçdaroğlu’na ‘Kılıçdaroğlu bunun hesabını verecek! Sandıkta da verecek, Millet’in huzurunda da verecek. Ne istiyor? Afrin’den Türkiye’ye füze mi gelsin istiyor’ demiş. 

Yook! Kılıçdaroğlu Vatan’a yabancı asker ayağının basmasını istemiyor. Adabına uygun olmayan teskereye hayır diyor. Yarın ABD askeri mi, Rus askeri mi yoksa BM askeri mi, kimin geleceği belli olmayan bir teskereye hayır diyor. Bu Hamaset, bu Feveran ne diye! 

Ak Parti İstanbul il başkanı Kabaktepe hızını alamamış uçmuş, ‘2024’e İstanbul’u yeniden eser ve hizmet vizyonuna dönüştüreceğiz, İstanbul da her şey yoluna girecek’ demiş!  

Sanırım adaylık ışığını görmüş, artık kim tutar onu. Süüür! Kim tutar seni. 

Sayın Akşener’in Bingöl gezisinde, daha öncesinden sosyal medyada Akşener’e küfür ettiği için ceza almış olan bir vatandaş, şehit yakını olduğunu söyleyerek ve HDP öfkesini de sözlerine katarak bağırmış çağırmış protesto etmiş.  

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank yine haddini bilmeden ortaya atlamış, Lütfi Türkkan’a öfkesini sosyal medya paylaşımında Akşener’i de ekleyerek paylaşmış. ‘O ahlaksız bu gün bir şehit kardeşine ağza alınmayacak küfürler ediyorsa bu sizden aldığı cesaret sayesindedir!’ demiş. 

İşini beceremedikçe kendinden üst makamlara saldırı neyin psikolojik altyapısıdır, anlamadım gitti. 

Ya bir de Ak Parti Genel Başkanına böyle bir protesto olsaydı ne olurdu vatandaşın hali. Mahkemeye verilen şehit annesini ne de çabuk unutmuş! İlginç! 

Ak Parti grup başkanvekili Cahit Özkan, Kanal 42 TV’nin Sümen Altı programında ‘Ak parti FETÖ’cülerin ele geçiremediği, FETÖ’cülerin giremediği tek parti olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız  FETÖ’cülere mesafeyi her zaman koymuştur’ demiş. 

Hani derler ya! Lafa değil söyleyene önce bir bak diye… Anladın sen onu sevgili okur. 

A Haber ‘tarla ile market arasındaki fiyat farkı 4.5 kat’ demiş.  

Devam edeyim. Benzinin rafineri çıkışı ile pompa fiyat farkı 5 kat. Motorinin rafineri çıkışı ile pompa fiyat farkı 5 kat. LPG’nin rafineri çıkışı ile pompa fiyat farkı 5 kat. Yeni Rakı’nın fabrika fiyatı ile raf fiyatı arasındaki fark 6 kat. 

Yahu bu ara katlar nerede, kime gider anlamadım. Vergi desen böyle vergi olmaz, harç desen böyle harç olmaz. Anlayan beri gelsin! 

Hükümetin enflasyon Algısı Nalıncı Keseri olmuş, hep bana rabbena! Memura, İşçiye ve Emekliye zam olurken enflasyon %19, Vergilere, Harçlara %36 üzerinden zam yapılıyor.  

Akaryakıt, Elektrik, Doğalgaz ve bilcümle her şeye gelen zammı gelen karakışta Millet söyleyecek, söylenecek, içinde bir yara gibi büyütecek.  

TÜİK ve Merkez Bankasının her kararı itirazları da ardından sürükleyerek getiriyor zaten! 

Hükümet Petrol buldu, Doğalgaz buldu, Altın buldu ama hala halkın gelirine kuruş katkısı yok. 

Birleşik Arap Emirlikleri’nden Türkiye’ye 10 milyon dolar yardım yapılmış!  

Bu arada Kanal İstanbul güzergahı üzerinde bulunan Berat Albayrak’ın, Katar Emirinin Anasının ve Suudi Arabistanlı işadamının aldığı araziler imara açılmış. 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ülkemizde bulunan bütün büyükelçilere Kanal İstanbul ihalesi doğrultusunda bir iyi niyet ültimatom notu göndermiş. Anlayana sivrisinek saz!  

Ve İBB İkinci Eylem Planı programında Sayın Kılıçdaroğlu ‘Sayın Başkan, sen meraklanma, bu Kanal İstanbul ihalesini hiç kimse alamayacaktır. İçeriden ve dışarıdan İstanbul’a ve Dünyaya ihanet sayılacak bu ihaleye girecek olanlar bilsin ki ağır bedeller ödeyecektir’ demiş. 

İyi de demiş! İBB başkanı şimdi Glasgow’a daha emin, daha rahat, daha huzurlu gider. 

Sevgili okur, benim bu sözleri söylemem hava – cıva. Senin sandığa Vatan – Millet sevgisi ve bilinciyle gitmen önemli.  

Ak Partili ve MHP’li kardeşim, emin ol sözlerimden sana da pay düşer. Vatanımızın ve Milletimizin, yani çocuklarımızın ve torunlarımızın iyi, rahat, huzurlu bir ülkede yaşaması için hükümetlerin fazla veren bir bütçeye sahip olmaları gerekir.  

Ak Parti geldiğinden beri bütçemiz sürekli açık veriyor ve ceremesini 19 yıldır daha da fakirleşerek biz çekiyoruz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir