Türk-İş Başkanı Atalay: Darbecilerin yaptığı Anayasa ile bu gemi yürümez!

“Batan geminin lüks kamarası olmaz!”

ÖZEL HABER- MURAT SERDAR YILDIZ

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye’de 18 milyon çalışandan sadece 2.5 milyonunun örgütlü olduğunu belirterek, “Zaten bu 2.5 milyonun yarısı Türk-İş üyesi. Böyle bir rakam topluma da ülkemize de yakışmıyor. Yüksek Hakem Kurulu ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu da bize 12 Eylül’ün dayatmasıdır. Biz, ayrıca yeni bir anayasa istiyoruz. Darbecilerin yaptığı Anayasa ile bu gemi yürümez. Gemi su almaya başlarla bedelini hepimiz öderiz. Batan geminin lüks kamarası olmaz ” dedi.

ASGARİ ÜCRETLE 15 GÜN BİLE GEÇİM OLMAZ

Adana’da, Türk-İş Bölge Temsilcileri, İŞKUR, SGK, işveren ve işçi temsilcilerinin katılımıyla bir otelde gerçekleştirilen “Genel Mali Sekreterler Semineri” öncesinde açıklamalarda bulunan Atalay, asgari ücret konusunda net bir rakam vermezken, “DİSK ve HAK-İş ile konuştuktan sonra bir rakam vereceğiz. 2825 lira ile bir ay değil 15 gün bile geçinemezsiniz. Şu an talebimiz tebessüm ettirecek bir ücrettir. Bize 1980 öncesindeki haklarımızı geri versinler biz bir değil iki dönem sözleşme yapmayalım. Zaten 80 darbesi işçiye yapıldı” diye konuştu.

Yeni bir Anayasa’ya ihtiyaç olduğunu da ifade eden Genel Başkan Ergün Atalay, 12 Eylül darbesinin izlerini taşıyan bir Anayasa’nın işçilerin hak ve özgürlüklerini korumadığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:

YKH VE ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU 12 EYLÜL DAYATMASI

“Bugün Yüksek Hakem Kurulu ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu da bize 12 Eylül’ün dayatmasıdır. Zaten 12 Eylül darbesi işçilere karşı yapılmıştır. Asgari ücretin ne olacağını son dakikaya kadar beklemeye gerek olmamalı. Uzatmanın anlamı yok. İşçi ne alacağını, işveren ne vereceğini bilmeli. Bunu yaparken de vergi yükünü de azaltmak lazım.  Biz iyi bir asgari ücret isterken işverenin ocağına da incir ağacı dikelim gibi bir niyette değiliz. Yeni ve kucaklayıcı bir Anayasa şarttır. Ülkede bir nefret dili kullanılıyor. Bizim kucaklayıcı bir dile de ihtiyacımız var. Ordu‘nun Gürgentepe ilçesinin Belediye Başkanı Yaşar Şahin’in, makam odasında kadın işçilere sendikadan istifa etmeleri için baskı yaptığını gördük.   Başkanın nasıl bir nefret dili kullandığını tüm Türkiye izledi. İşçilere istifa tehdidi vardı ve bu dil kimseye yakışmaz. Herkes ağzından çıkacak olana dikkat edecek. Hepimiz aynı gemide yaşıyoruz. Gemi bir yerden su almaya başlarsa bedelini hepimiz öderiz. Batan geminin lüks kamarası olmaz. “

Darbecilerin yaptığı Anayasa ile bu gemi yürümez. Bize 1980 öncesindeki haklarımızı geri versinler biz bir değil iki dönem sözleşme yapmayalım. Zaten 80 darbesi işçiye yapıldı. “

ŞEMSİ DENİZER O JAGUAR’A HİÇ BİNMEDİ

Konuşmasının bir bölümünde sıfır hata yapmak zorunda olduklarını söyleyen Atalay, 1999 yılında öldürülen Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanlığı ve Türk-İş Genel Sekreterliği görevinde bulunan  Şemsi Denizer’in hala jaguar marka araçla anıldığını fakat onun bir gün bile o otomobile binmediğini kaydetti.

GAZETECİLERE ÖRGÜTLENİN ÇAĞRISI

Örgütsüzlüğün her alanda hakim olduğunu söyleyen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Bizimle ilgili eleştirel yayın yapan basın organlarında tek sendikalı çalışan yok. Türk-İş’in basında örgütlülüğü yüzde 2… Sizler de örgütlenin. Hangi sendika olursa olsun mutlaka örgütlenin. Size kimin en iyi hizmet vereceğine inandığınız hangi sendika olursa olsun mutlaka örgütlenin” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir