İHRACATIMIZ 225 MİLYAR DOLARI AŞTI!

Hekaye bu ya!

Yeliz kendine çok titizdir, temiz. Yanaklarını al al gösteren, ellerini ve tenini pamuklaştıran kaliteli ve pahalı kremleri… Paranın önemi yok, haddinin hesabının da. Kremlerine, parfümlerine, ipek kıyafetlerine acımadan harcar parayı.

Yeliz tuvalette bile titizdir. Son damla düşmesin diye, ipek donunu çıkarıp katlayarak kenara koyar. Sonra prenses düşleri içinde tuvaletini yapar. Bazen fazla dalar, donunu unutup çıkar.

Yine o günlerden birinde, kısa kırmızı ipek eteğini indirerek tuvaletten çıkar. Parka gider, yoga yapmaya. Gençler çimler üzerine oturarak çevresini sarar. Yeliz’ Tibet’in Gençlik Pınarı’ hareketlerine başlar. Sağa – sola, öne – arkaya eğilmeye, köprü kurmaya başladıkça eteği de uçuşur sağa sola. Gençler oturmaktan uzanmaya geçerken başı bulutlu ve içtenlikle izler. İzlerken de hepsi çayır çimene matkap dürter. Yeliz hayranlarının farkındadır. Sanır ki herkesin ilgisi estetik hareketlerine…

Çevreden geçen birkaç kadın fark eder Yeliz’in donsuz hareketini ve gençlerin nefs suları ile toprağa kerkinerek izlediğini.

Gençler arada bir nida’lanırlar,’ Allaah’ ‘park sana kurban olsun’ ‘çayır çimen yiyek bitmesin bu rüya’ ‘ha gayret ışığa az kaldı’ babından.

Telefonlar açılır 155’e. Beş dakika sonra her yer polis, Yeliz ve gençler gözaltı! Durum karakoldaki yorgun komiserin odası! Çevredeki kadınlar Yeliz’den şikayetçi, Yeliz hepsinden şikayetçi, pantolonlarının önü ıslak gençler şaşkın ve utangaç!

Komiser can sıkıntısı içinde gençlere sorar ‘siz parkta ne yapıyordunuz?’

Gençler yanıtsızlık içindeyken Yeliz atılır ‘ Gençlik Pınarı egzersiziyle yaydığım bağımsız enerjiyi toplayıp sinerjiye döndürüyorlardı.’

Odadaki yardımcı polisler ağızlarını kapatarak koridora fırlarlar, sonrası ardı arkası kesilmeyen kahkahalar…

2021’den 2022’ye girdiğimiz ilk dakikalarda zam bombardımanına tutulduk yine alçak bir zihniyetle. 31 Aralık da yayınlansa bu zamlar 2021 enflasyonuna yansıyacak ve emekliler ve memurlar ona göre zam alacaklardı. 1 Ocak’ın ilk dakikalarında açıklanınca 2022 enflasyonuna kalmış oluyor umutlar. Durum yine hırsızlık, yine yalan. Her gelen gün kendi cehennemlerini besliyorlar. Neylersin! 

Hükümetin enflasyon kaynağı güvenilirliği paramparça olmuş TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) enflasyon oranını %36 olarak açıklarken, kendi özgün yapısında ekonomiyi bağımsız olarak makro ve mikro anlamda izleyen ENAG (Enflasyon Araştırma Grubu) enflasyonu %82 olarak açıkladı. Millet ENAG’ı haklı buldu. Hükümete kel alaka! 

Adam çıkmış, önündeki prompterde art niyetlerle yazılan yazıların ne olduğunu, ne anlama geldiğini bilmeden okuyor ‘2021 yılı ihracatımız 225 milyar doları aştı’ diyor, aldatma bir gururla. 

Ne diyeceksin bu kafaya! Nerenle güleceksin. Akıl hafiflemiş, gerçekler yanındakiler tarafından gizlenmiş, önünde yazana baktıkça kendini Cennetin başköşe insanı sanıyor! Hala, inatla yaşamın kandırıldım yerinde duruyor ya da bu aldatma işlerinin başı kendisi! 

‘2021 yılı ihracatımız 225 milyar doları aştı.’ 

Hani diyor ya ‘ben ekonomistim, ben bilirim, ben yaptım’ teranelerinde. Dünlerde de Menderes Hava alanını da Şakirpaşa Hava alanını da kendisinin yaptığını söylemişti, millet olarak bu hafif sözlere gülmüştük. Beyaz eşya alanlara ‘bunlar zenginlik alameti’ de demişti! 

Memlekette soytarı çok! Ve soytarıların tek derdi de maaş çoğaltmak. Kimisi ‘bu adamda Allahın meziyetleri var’ dedi. Kimisi ‘Peygamberin meziyetleri var’ dedi. Kimisi ‘Allah yeni peygamber gönderecek olsa kesinlikle Erdoğan olurdu’ dedi. Dediler de dediler.  

İnsanın ahlakı, inancı omurgalı olursa dili düz olur, gönlü yalana – talana dalmazmış. 

Türkiye’nin Genel Ticaret Sistemine (GTS) göre 2021 yılı ihracatı (dış satım) 225 milyar dolar, ithalatı (dış alım) ise 271 milyar dolar olarak açıklandı Ticaret Bakanlığı tarafından. Bu durumda alıp sattığımıza baktığımızda kasadaki açık 46 milyar dolar civarında diyoruz. Yani ülke olarak zarardayız. Ve zarar milletin sırtına kambur. 

Adamın sözü eksik, yani eğriltilmiş ‘2021 yılı ihracatımız 225 milyar dolar.’ Bilginin ötesi, saklayanların anasının damına mı gidiyor çay demlemeye! Haydaaa! Bay Mustafa çağırmış dam oynamaya! mı diyeceğiz bu sözün ardını talan edenlere ve promptere böyle not hazırlayanlara. 

Sevgili okur, insan kendine olduğu kadar milletine de iyilikler ister. Dünyanın her yerinde temiz insanların dilekleri böyle olur. Temiz insanlardan oluşan hükümetlerde Vatan – Millet için Muasır Medeniyet yolunda çalışır. Çalışırken de eleştirel bakışlara saygı ile bakar, dinler, uygun bulduklarını uygulamaya koyar. 

Seçim – sandık zamanı böyle düşlerin ardına giden parti ve insanları unutmamanız dileğiyle… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir