2022’NİN SONU OCAKTAN BELLİ OLDU!

2022 felaket oldu çöktü ülkenin, vatandaşın ve Cumhur İttifakının üzerine.

Önce elektrik ve doğalgaz zammı sarstı vatandaşı. Dolar düşmesine rağmen sonrasında gıda fiyatlarının düşmemesi geniş bir öfkenin yayılma nedeni oldu.

Az geldi, doğalgaz ve elektrik kesintileri sanayiyi vurdu.

Cumhurbaşkanı tehditler savurdu, literatüre yeni teröristler eklendi. Sonuç sıfır.

Kamu bankaları ile özel bankalar arasındaki uygulama uyumsuzluğu karpuz gibi ortadan ayırmış finans sektörünü, valla, Cumhurbaşkanımızdan aldım haberi!

Asgari ücretli ne yapsın, zam gelmeden yok oldu gitti zam farkı! Yeni bir ayarlama gerek. Haydi hayal tüccarı Cumhur İttifakı, görev seni bekliyor!

Derken, aklıma yine 128 milyar dolar geldi! Durum ortaya çıktığında güzel şeyler düşünmüştüm 128 milyar üzerine. Örneğin Varlık Şirketlerinin elinde bulunan Bütün Borçlar silinebilirdi. Az, Banka takibinde olan bütün İhtiyaç Kredisi Borçları silinebilirdi. Az, bütün Kobi kuruluşlarının devlete olan Vergi ve Sgk Borçları silinebilirdi. Az, bütün Belediyelerin Projelerine Kaynak sağlanabilirdi. Az, Türk Sinema Sektörü Hollywood, Bollywood ayarına gelebilirdi. Az, vatandaşın sürüncemede olan Su, Elektrik ve Doğalgaz borçlarının hepsi silinebilirdi.

Elbette Küçük Horoz Kılıçdaroğlu daha güzel önerilerde bulunmuştu.

Saydıklarım benim düşüncelerimdi. Borç altında yaşamını parçalayan bütün vatandaşlara böylesi bir ikinci yaşamın kapısını açmak gerçekten bir hükümeti efsane yapardı. Atı alan ata binemedi, mi, ne?

Sahi, 128 milyar ne oldu? İbrahim Lüle Ağabey ‘zay oldu’ diyor! Dilinde bütün öfkesiyle!

Ukrayna sorunu gibi sorunlar bizim gibi devletlere ayrı bir dert. Ekran papağanları batı basınından apardıkları ile yorumlar yapıyor. Cb.’mız aracı olmak istiyor. Sattığımız İha, Sihalar ayrı sorumluluklar ve dertlerin kaynağı oluyor.

Savaş çıkar mı? Emperyalizmin elindeki kukla taşeronları aşıp savaşı Washington, Moskova, Londra içine taşırsanız biter. Yoksa bu kadar taşeron devlet ve örgüt varken bitmez!

Bizi ‘Emevi Camii de namaz kılarsınız’ ile aldatmışlardı. Milyonlarca Suriyeli bize girdi, hala çıkartamadık dışarı. Ah ulen Emevi Camii hayali, yaktın bizi!

Oyuncu, senarist Zelenski nasıl razı edildi acep?

Ukrayna bana bir tutam Milla Jovovich ve çocukluktan kalma bir Paskalya Yumurtası. Putin’e Rus şehirlerinin anası, yeniden doğurur kendini hastalığına giden bir ata tutkusu!

Küçük Horoz Habertürk’e çıktı. Memleketin reel (gerçek) durumunu anlattı. Erdoğan’ın yerine Meclis Başkanı ve Ulaştırma Bakanı yayına bağlandı. Sözleri CHP saldırısı ve cek cak’tan öte gitmedi. Güldük.

Bakan Nebati ‘Ortodoks (katı kuralcı) politikaları bir tarafa koyduk. Artık Heterodoks (yoldan sapmış olan) politikalar var. Bunu yaparken de Eklektik (devşirme) olmayı sürdüreceğiz’ dedi. 

Gözlerindeki ışıltıyla geze geze Hanefi Ekonomi anlayışına da gelir inşallah!  

 

Uğur Dündar’ın programında Sedef Kabaş Çerkez Deyişi’ne dayanan densiz bir söz etti. Tele 1’e, programa ceza yağdı. Kabaş tutuklandı. Attaa! Ülkenin değişik savcılıklarına ek iş çıktı. 

 

Halbuki çocukluğumuzun La Fonten Masallarından örnek gösterse daha iyi olurdu. Literatür tescilli kral adayı Aslanı, Maymunu, Ayısı vardı. 

 

Sezen Aksu eski bir şarkısına klip yaptı, saray ve açık askerleri yine celallendi. Hayt huyt’landı. Bahçeli bile ortaya atıldı. Yine savcılara ek iş çıktı. 15 Temmuz Şehitler ve Gaziler platformu savcılığa şikayet de bulundu, hızını alamayıp ‘kafasına sıkarız’ açıklaması da yaptı. Besleme medyanın her yanından saraya yanındayız mesajı havasında açıklama ve yorumlar yapıldı. Bakanlar, danışmanlar, yardımcılar, Milletvekilleri Sezen Aksu’yu hedef alan açıklamalar yaptı. Sanki açık terör örgütü! İşiniz gücünüz yok mu sizin yahu? 

 

Cuma Namazından sonra Erdoğan elindeki imam mikrofonuna ‘dillerini koparırız’ dedi. Millet Sezen Aksu’nun yanında açık tavır aldı.  Sonra Erdoğan NTV programında sorulan soruya ‘ben Sezen Hanımı kastetmedim’ dedi. Şürekanın hepsi tabansız kaldı. Erdoğan’a rağmen saldırganlar geri adım atmadı. Çek çekebildiğin kadar ‘la havle’yi! 

 

Hz. Adem ile Havva’nın Cennet’ten Dünya’ya indirilişinde Dünya cahili oldukları bütün dinlerin malumu. Yoksa niçin o kadar peygamber gelsin Ademoğlu’na ve hepsi de ayrı bir mesleğin piri olsun. 

 

Ocak ayı görevden azl’etmelerin de patlaması oldu. Emanetçiler yerlerini yeni emanetçilere bıraktı. İlginci Bozdağ’ın gözlerindeki ışıltı idi. Sanırım Bakan Nebati’ye imrenmiş. Gözbebekleri göz yuvarına küçük geliyordu. Yahu yoksa göz kapaklarını mı kaldırttı? Fetö yandaşlığı zamanlarında böyle bakmazdı bu adam! 

 

Felaketi önce Haramiler görür’müş!  

Yangından önce korkaklar kaçar’mış!  

Batan gemiyi önce fareler terk eder’miş!  

Miş miş de miş miş!  

 

Küçük Horoz Kılıçdaroğlu millet olarak anasına meyledip türkü düzdüğümüz beşli çetenin kendinden randevu almak, görüşmek istediklerini söyledi. Sakın ha!  

Onları önce sürüyü sürüyü millet meydanına götürücüyk, ense traşlarını görmek üçün! 

 

İzlanda da bir kelebek kanat çırpmış, etkisi İstanbul’a kar, boran, tipi şeklinde yağmış. İmamoğlu ne yapsın! Hükümet ve bakanlık yapması gereken sorumlulukların hepsini ihale etmiş cicik’lerine!  

 

Cumhur İttifakı’nın gözbebeği İstanbul Hava Alanı kapandı. Atatürk ve Sabiha Gökçen hava Alanları çalıştı. Şehre giriş çıkış otoyolları kapandı. Şehir içi ulaşımında bir kısmı durdu. İBB her alanda çalıştı. Yolda kalanlara su ve gıda dağıtıldı. 

 

İmamoğlu illegal olarak Mobese kameralarından takip edilmiş. İçişleri ve Ulaştırma bakanları apar topar İstanbul’a geldiler ve vali ile açıklama da bulundular. Cumhur İttifakının hem sözü ayrı hem işi! Besleme Medyanın her yanı imamoğlu’nun balıkçı’ya gidişi ve balıkçıdaki yemek resmi ile donatıldı. 

 

Eğri işe kılıf kolay, yarın bakan Soylu ‘suikast ihbarı aldık’ diyebilir. 

 

İmamoğlu’nu kast ederek Cb.mız ‘kafa çekmeye gitmiş’ dedi.  

Yahu bu adama hiç mi doğru dürüst bilgi aktaran olmaz!?!  

Afet zamanı kafa çekilmez efendim, hem de aleni yerde.  

Çekilse çekilse kuytuda pudra şekeri çekilir. Onun örneklerini de geçmişte görmüştük araç içinde. 

 

İşid Haseke ceza evinden 800 mahkum militanını kaçırmış! Gelecekte inşallah bizim topraklarımızda ortaya çıkmazlar! 

 

Sevgili okur; Ak Parti ve yanında bulunan partilerin artık ne yaparlarsa yapsınlar Milletin çoğunun gönlünden silindiğini söylemiştim. Yara derinleşti, kasları geçti, kemiklere ulaştı. Nihayetinde kangren oldu. Artık kesilip atılması gerekiyor. 

 

Bitirdikleri bütün umutlar gibi, kendileri de bitiyorlar. Onun içindir ki zulümleri de büyüdükçe büyüyor. Millet olarak seçime kadar sabredeceğiz. Seçim sonrası millet gibi vatansever savcılarda ellerindeki dosyaları ortaya çıkarırlar gari. Sezen’in dediği gibi ‘Şahane bir şey yaşamak’ havasına, durumuna, yoluna gireceğiz. 

 

Unutma! o sandık meydana gelecek. Vatan Millet sevgini yüreğinde gelecek düşleriyle koruman dileğiyle. 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir