AKP’NİN İLERİ DEMOKRASİSİ DİNLEME, İZLEME!

Küçük horoz Kılıçdaroğlu ve cesur abla Akşener geçmişte birkaç defa hükümetin güvenlik birimlerinin içinde bulunan bir yapının kendilerini dinlediklerini söylemişlerdi. 

Bana kalırsa bu işi yapan kişiler CİA’nın, KGB’nin MI6’nın, MOSSAD’ın elemanları olabilir. Neden derseniz, Türk İstihbarat Birimlerinin görevi muhalefet üzerine dosyalar tutmak değildir. Tutulan bilgiler geleceğe yönelik fişleme sayıldığı için, suçtur. 

İstihbarat birimleri özerk yapıda ise muhalifler kadar hükümeti de izlemelidir. Nedeni, İktidar yanlışa yakın durur. Toplum olarak U dönüşlerini, kıvırmaları, susmaları (ki sustukları yerler hep işaretleniyor.), yalan dolanları geçmişte görmekle birlikte yaşadığımız her gün içinde görüyoruz.  

Daha yakın geçmişin bir yerinde eski başbakan Erdoğan ‘ileri demokrasi’ söylemini dillendirmişti. Yazarçizerler de Ak Partinin geçmişinden gelen kültürü, değeri algısında yorumlamışlardı. Elbette bende birkaç söz etmiştim.  

Demokrasiyi kendinden başka bir yere hak görmeyen, bütün muhalefeti düşman, ajan, köpek, vatan haini gören bir zihniyet nasıl bir demokrasi algısı sahibidir ki İleri Demokrasi’den bahsedebilsin. Olsa olsa Totaliter Baskı Anlayışının yeni şekli olabilir! Haydi, goptuuve! 

ABD’yi taktir ederim, güzel memlekettir, İleri Demokrasinin beşiğidir. Zenginliklerini kendi içinde her alanda kullanır. Son örneğini pandemi sürecinde duymuştuk. Bütün batı halkının yanında olmuştu.  

Bizim gibi medeniyet görgüsü sağ siyasa tarafından köreltilen devletler her daim batıdan çeviriler, alıntılar, apartmalarla eğitimler yapar. AKP’nin medya papağanları hariç! (Sözün burasında memleket içi maymunlar için belirteyim, her şeyin mühendislik ve uygulama bilimleri ve buluşları, öncelikle ABD’den yayılır.) 

ABD, üzerinde çalıştığı yeni buluşların her şeyinden para kazanır. Örneğin Holywood ilk adımdır. İlk Dinleme Teknolojileri geliştirilirken Sinema Sektörü Demokrasiye aykırı bölümlerinin filmlerini yapmıştır.  

Watergate Dinleme Skandalı ABD de Başkan Nixon’ın kafasını yemiştir. Devlet organlarını kullanarak siyasi rakipleri dinleme ve haklarında dosyalar tutma suçlamalarından Temsilciler Meclisi konuyu mahkemeye göndermeden İstifasını vermiştir ve ABD’nin tek istifa eden başkanıdır. Seçim sürecini tamamlamak için yerine geçen yardımcısı Gerald Ford tarafından af edilmiştir. Helal olsun o dönemin Adalet Bakanı Elliot Richardson ve görevlendirdiği savcı Archibald Cox’a. 

Bizim Reis de zamanında ‘yatak odama girmişler’! demişti Fetöcüler için. Elbette girerler. Ne de olsa ABD’nin demokrasi dışı uzantıları bunlar! 

İlk İzleme Teknolojileri geliştirilirken de Holywood yine üzerine düşen ticari görevi yaptı. Demokrasiye ve dünyanın geri kalmış devletlerine 1998’de Devlet Düşmanı (Enemy of the state), 2008’de Kartal Göz (Eagle Eye) filmini hediye etti. 

Bu konuda suç işleyen Başkan daha batıda çıkmadı. Önlerinde Nixon örneği varken nasıl çıksın. Derken aklıma George Orwell’in 1984 kitabı geldi. Kitapta demokratik olarak geri kalmış bir devletteki başkandan bahsediyordu. Romanın karekterine Büyük Birader (Big Brother) deniliyordu. Elbette bu söylem bize tanıdık geliyor! 

 

Holywood’tan bir örnek daha söyleyeyim. 2002 yapımı Azınlık Raporu (Minority Report) filmi de İleri Demokrasi uygulaması filmlerden biridir. Konu medyum üzerinden gelecekteki cinayetler üzerine çalışmadır. Cinayet işlenmeden kişi tutuklanır ve hücreye atılır. Yani işlemiş gibi ceza verilir. 

Bizdeki Ergenekon, Balyoz, Casusluk gibi duruşmalarda s.ktiri b.ktan kanıtlarla sürmüş ve bir sürü komutan katmerli müebbet hapis cezaları almıştı. Allah’tan idam cezası yok. Yoksa hepsi attaa! 15 Temmuzdan sonra ermişti karanlıklar aydınlığa.  

Bir tarafta terör örgütü başılığıyla yargılanan Genelkurmay Başkanı, öte yanda rehin alınan Genelkurmay Başkanı! Şimdi bakışlarındaki ışıktan kuşkulandığım Bakan Bozdağ toparlayacak adaleti! Millet her zamanki gibi mazlum! 

Sevgili okur; Hükümet dediğinin önce Ahlakı, Vatan Sevgisi, Demokrasi ve Adalet algısı mısmıl olur. Sonrası Eğitim, Teknoloji, Ekonomi ve İstihdam. Akp’li ve MHP’li vatandaş millet içinde ne konuşabilir ne de savunabilir oldu durduğu yeri. Safını değiştirenlerin dili çözgün, safından kopmaya başlayanların dili eleştirel oldu. Dur bakalım! Sandık zamanına kadar daha neler olacak! Bunlar iyi günleri! 

Unutma güzel kardeşim, bu Vatan bizim ve biz başka bir yurda gitmeyiz. Geleceği güzellemek için sandık zamanı Vatan ve Millet sevgimizle gitmeliyiz meydana. 

Yazıya bir ince not düşeyim, belki geleceğe bir im olur. Kimlikten Reis Sedat Peker’in sözlerinde işaretlediği insanların bir kısmı öldürülürken, bir kısmı yine suskun, yine derinden… Peker’in bir sözü var ki unutulmaz; Eksilenin boşluğu hemen doldurulur! 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir