AHLAK, VAZGEÇME CESARETİDİR.

İnsanın binlerce yıllık tarihinden Kültür, Din, Adalet, Eşitlik ve Demokrasi adına süzülüp gelen iki kıymeti vardır; Sahip Olmak ve Paylaşmak.

Ve bu iki kıymetin çıkış ve gelişme kaynağı insani davranışlar toplamında iyi ile kötünün altyapısını oluşturur.

Tek tanrılı inançlarda Allah’ın koyduğu kurallar bütünü de Adem’in ve Ademoğlu’nun Cennet ile Cehennem arasındaki yönünü belirleyen günah ve sevapların altyapısını oluşturur.

Böyle kabul eder, böyle inanç’lanırız.

Binlerce yıldır insanı toparlamak ve bir bütüne ulaştırmak için iyi yönde biriktirdiğimiz bilgilerin toplamına Erdem deriz.

İlk ayağa kalkan ile toplumsallaşmış, ilk meyveyi ısıran ile bilinçlenip Yurd’umuzdan kovulmuşuz. (Medyatik Maymunlara dair bir not düşeyim. Elbette diğer konularda olduğu gibi buralarda da birçok anlatı olur. Onlar konu dışı.)

Sözü öznesinden ayırmadan devamla, iyi ve sevap üzerinden olan davranışlar bütününe Ahlak deriz.

Diğer bir deyişle Ahlak, kötü ve günah algısına giren davranışlar bütününe yaklaştıkça insanın arzularını ve isteklerini ve mecburiyetlerini kırarak kendinden istifa etmesidir.

(Yine Medyatik Maymunlara not düşeyim. İstifa sözcüğü içinde yararı da barındırdığı için, buradaki anlam iş’ten, makam’dan, edim’den, kabul’den uzaklaşmak – bırakmak adına istifadır.)

İnsanın kendinden istifa etmesi ne güzel şey! İstifa etmek Kendini Kırmak’tır. İyi ve Sevap adına kır kırabildiğin kadar kendini ey İnsanoğlu!

Bir diğer deyişle Ahlak; her türlü kötülüğü ve günahı yapabilme yetki, donanım ve gücüne sahipken vazgeçebilme cesaretidir.

Sözün özü; AHLAK, VAZGEÇME CESARETİDİR.

Güncelden birkaç örnek; halkın içinde boğuştuğu ve bütün çalışanların ücret artışını belirleyen sepetten mal çalan TÜİK’in belirlediği Enflasyon Oranına inanç’ın dışına çıkılan Elektrik ve Doğal gaz zammından vazgeçme cesaretidir.

Eş’e, Oğula – Kıza, Yandaşlara, Cemaatlere devlet kadrolarından ve bakanlıklar eli ile hazine birikiminden olanak oluşturmalardan vazgeçme cesaretidir.

Savcı – Hakim – Kolluk Kuvvetleri üzerinden Muhaliflere zulüm yapmaktan vazgeçme cesaretidir.

Terörle Mücadele adına Millet dokusunu bölerek oluşturulan Kardeş Düşmanlığından vazgeçme cesaretidir.

İnsani yönetim biçimi olarak Komünizm ve Sosyalizm herkesi eşitler. İnanç Yönetimleri eşitliğin üzerine ibadet yaptırımlarını koyar. Ahlaksız Yöneticiler saray – saltanat derdine düşer, sınıfsal bölünmeler artar.

Batı Demokrasisi kapitalizm ve liberalizm tabanlı olduğu için her şeyi kategorize eder. Öncül kıymeti kapital olduğu için devlet yönetimleri her daim zenginin vicdanı kadardır. Önce yeryüzünde kapitalin dokunulmazlığı elzemdir. Kurgular buna ayarlıdır. Artanı Hacivat – Karagöz suflesi İnsani Demokrasi!

Gelişmekte olan devletlerin yöneticileri bu akarda Ahlaksızca yorulur da yorulur. Deh Düldül deh!

Sevgili Okur; biliriz ki dünya malı dünyada kalır. Milletin arzusu bir yuva ve geçim garantisidir. Üretim ve teknoloji ile devlet güçlendikçe bütün garantiler çelikleşir. Asıl olan devlet bütçesinin her dönem fazla çıkması. Atatürk ve İnönü sonrası hükümetlerin zaaflarından dolayı devlet bütçesi hala açık veriyor. Artık Milletin Hırsız Tüketme moduna girmesi gerekiyor!

100 – 500 ev sahibi olmak, 5 – 10 bin dönüm arazi sahibi olmak ne lan! Paylaşmaktan güzel şey var mı? Şeytan durmadan burunlarına pudra şekeri gibi üfürüyor, çektikçe çekiyorlar insani değerlerin kötü – günah tarafında duranlar.

Üç günlük dünya deriz. Sevmek – saymak, mutlu ve huzurlu yaşamak dururken bu kadar karmaşa ve saçmalık niye? Onun içindir ki, Sandık ortaya gelince önce Genel Başkanlara bakıp, sonra önümüze koydukları adaylara bakarak ve tek güvencemiz olan Oy’umuzu Ahlak adına kullanmalıyız.

Gerekirse Ahlak adına sandığa gitmemekte bir Erdem’dir. Sivil itaatsizlik sınırlarında diklenmek ve dik durarak, Eşitlik ve Sınıfsız Adalet eylemleri de bir Erdem’dir. Dokunulmazlık yalnızca Vekile ve özel duruma getirilmiş makama değil, bütün Millete olmalıdır.

(Medyatik Maymunlara bir ileti daha yapayım; Milletsiz devlet nerede görülmüş yahu. Millet varsa Devlet var.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir