SEÇİMİN ŞARTLARI ve FİNAL!

Seçim yarışları için Muhtarlıktan Cumhurbaşkanlığına kadar söylenen hafif bir söz vardır ‘iktidar olan (1 – 0) önde başlar’ diye.

Bütün partilerin, derneklerin, odaların iç seçimleri de böyle anlaşılır ilgililer tarafından. Söyleyenler içlerindeki ‘yenilgi fırtınası’ndan dolayı durumu içselleştirmişlerdir. Geçim ve huzur ne kadar zor!

Bu insanlar genelde eline taşı – sopayı alarak zalimin safına geçerler. Halk umuru değildir. Önemsediği bu yarışta kendinin zay olmamasıdır. Ne verirlerse razıdır. Aman ha! Çevrenizde dikkat edin bu tiplere. Meltem gibi gelirler ve giderler!

Seçimin şartlarını belirlemek Meclisin işidir. Ucube sistemde her şey muhalefete sarmaşık, ortada her şey karışık!

Vakti zamanında Yunanistan Başbakanı her şey gibi bütçe hesaplarını da saklardı, gizlerdi. Sonuçta devlet olarak iflasın eşiğine geldiler. Öncelikle Almanya tuttu ellerinden, yeniden doğrulmaya başladılar. Yeni başbakanda şimdilerde Amerikan Şekerini yalayıp duruyor.

Yazıya güzel bir giriş oldu.

Zelenski’nin elinde iki şeker var! Ne güzel yalayıp duruyor.

Kısmetse önümüzdeki (2023) Hazirana Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimi var. Zamanlı zamansız olacağı belli değil. Herkesin işi gücü kendine! Küçük Horoz Kılıçdaroğlu başat gidiyor. Ne dese gündem ne sorsa yanıtsız kalıyor. Gelen sorular da pambık şekeri. Sorduğu sorularsa hükümete cehennem azabı!

Gelelim ittifakların özgül ağırlıklarına.

İlk soru kolay.

Seçim zamanı kaç kişi miting alanlarını desteksiz doldurur?

Desteksiz derken, sözcüğü de biraz açmak gerekir. Kaç kişi hiçbir baskı, zorlama, yevmiye, olmadan içinden gelerek mitinge katılır.

Ak Parti de elbette Sayın Erdoğan alanları doldurur.

Başka kim doldurur dendiğinde, akıla gelen yardımcısı, danışmanları, bakanları güçlerine rağmen birkaç bini geçmezler!

MHP de Sayın Bahçeli belki birkaç şehirde AKP desteği ile alan doldurabilir.

Yardımcıları ve belediye başkanları ise birkaç bini geçmez!

BBP de Sayın Destici ancak salon mitingleri yapabilir!

VP de Sayın Perinçek salon ve köy mitingi yapabilir!

YRP (Fatih Erbakan), HüdaPar (Zekeriye Yapıcıoğlu), Memleket Partisi (Muharrem İnce), Zafer Partisi (Ümit Özdağ), Türkiye değişim Partisi (Mustafa Sarıgül), Tek Parti (Ahmet Özal) gibi küçük partilerin ne yapacağını seçim takvimi başlayınca göreceğiz. 

CHP de Sayın Kılıçdaroğlu bütün alanları doldurur.

Genel Merkezden en az 15 isim 15 – 20 bin kişilik mitingler yapar. Belediye başkanları ise alanları doldurur.

İyi Parti de Sayın Akşener şimdiden nereye gitse mitinge dönüşüyor.

SP de Sayın Karamollaoğlu mitinglerde 5 – 10 bin kişiyi rahat toparlar.

DP de Sayın Uysal ve yardımcısı (Uluyan Adam)  Sayın Enginyurt alanları doldurur.

Deva da Sayın Babacan Urfa ve Gaziantep de gösterdi alanları dolduracağını.

Gelecek Partisinde Sayın Davutoğlu alanlardan çok salonları doldurur.

Sevgili Okur; durum bu, eldeki mal bu, kıymet bu! Memleketin sahibi Millettir. Sen de milletin bir tamamlayanı. Yani sen istemezsen ülkeyi batıran kişiler ve partiler mümkünü yok iktidara gelemezler. Yaşamlarını geze söyleye tamamlayarak tarihin çöplüğüne giderler.

Unutma! Bu ucube sistemin değişmesi gerek. Tek Adam Yönetimi demokrasiye uygun değil. Unutturma! Sandığa bu günleri rahatlatmak ve geleceği güzelleştirmek için gideceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.