BEN VANLIYIM AMCA…

                       Giderem Van’a doğru,

                       Yönüm İran’a doğru,

                        Kes başım kanım aksın

                        Kıymet bilene doğru…

       Kemal, Van Mal Müdürlüğüne memur olarak tayin edilmişti. Otobüste  iki numaralı koltukta oturuyordu. Otobüs ağır ağır yol alırken şoföre sordu:

 -Kaptan kaç saatlik yolumuz var?

-Şoför: Yolumuz uzun delikanlı, senin yolculuğun iş için mi yoksa Van’a gezmeye mi gidiyorsun?

     -Ben memurluk sınavını kazandım, mal müdürlüğüne verdiler beni…

Şoför gülerek; Hayırlı uğurlu olsun delikanlı, daha önce sen hiç Van’a

gittin mi?    

     -Hayır yeni gidiyorum…

     -Delikanlı Van’da gün battıktan sonra sokağa çıkamazsın, anında götürürler adamı.

    Kemal, gözlerini fal taşı gibi açmış korku ve endişe ile şoföre bakıyordu. Şoför, korktuğunu anlayınca biraz daha anlatmaya başladı:  

     -Van gölünün içinde yüzlerce ceset bulundu, sen bu konuda bir şey bilmiyorsun anlaşılan.

      -Hayır hayır ben hiçbir şey bilmiyorum

      -Van’da adamın sekiz tane erkek çocuğu var askere gitmesin diye dört tanesini nüfusa kız olarak yazdırmış.

     -Yapma ya olur mu öyle şey?

    -Olmaz mı hiç… Bana niye yan bakıyorsun deyip sokağın ortasında  adamın birine kurşun yağdırmış deli Bekir diye biri.  Adam ölüp gitti babasının kesesinden…

       Kemal, yerinde duramıyordu oturduğu koltuktan kalkıp arkaya doğru gitti geldi ve oturmadan bir daha arkaya doğru yürüdü.  Nerdeyse arabayı durdurun ineceğim diyecekti. Yan koltukta oturan yolculardan biri şoföre;

  –  Çok korkuttun delikanlıyı dedi gülümseyerek

    -Bu delikanlı hiç dünya görmemiş her halde, hemen inandı…

       Kemal sonunda gelip koltuğuna oturdu. Şaşkın ve korkulu gözlerle dikiz aynasından şoförle göz göze geldiler.  Bir şey diyecek oldu söyleyemedi. Otobüs Kayseri’ye varınca mola verdi.  Kemal, kimseye çaktırmadan muavinden valizini istedi, İzmir’e giden bir otobüse binip geri döndü.

        Van otobüsü mola süresi bitince hareket etmeye hazırlanıyordu.  Şoför baktı iki numaralı yolcu yerinde yok.  Muavine sordu:

        -Valizini alıp İzmir arabasına binip gitti deyince şoför şaşırıp kalmıştı

        -Ulan oğlum sen bu güne kadar kafeste mi yaşadın be? Hiç mi dünya görmedin? Van’a gel de insanlığı gör be yavrum. Yolda kalmazsın, aç ve açıkta kalmazsın… Tövbe tövbe deyip başını sağa sola sallayıp durdu…

       Kemal İzmir’e döndükten sonra hiç kimseye bir şey söylemedi.  Sadece babasına anlatmıştı olayı.  Babasının bakkal dükkanında çalışmaya başladı. Daha sonra bir arkadaşı ile kahvehane açtılar ortaklaşa çalıştırıyorlardı. İşleri yoluna girmişti. Müşterileri çoktu.  Bıkmadan, usanmadan zevkle çalışıyorlardı.

          Babası kredi çekerek Kemal’e bir de ev almıştı. Evlendi ve iki kız çocuğu oldu. Çocuklarını büyütüp okutmak için didinip durdu. Bir ara ortağı kahveyi bıraktı.  Kemal de ilçeye giden yolun girişinde ufak bir çay ocağı açmış, sabah gidiyor, akşam geliyordu.

           Yaşamı boyunca hiçbir Vanlı ile ne komşuluk yapmıştı nede arkadaşlık.

           Yıllar su gibi akıp gitmişti.  Kızları üniversiteyi bitirmiş, birisi hemşire diğeri ise lisede edebiyat öğretmeni olmuştu.

            Sabah erken saatte Kemal çay ocağını açtı, bir yandan masaları temizliyor bir yandan camları siliyordu.

           Bitişikteki bakkal komşusu: Hayırdır Kemal amca, hummalı bir çalışma içindesin …

           -Bu gün kızım erkek arkadaşını benimle tanışmaya getirecek…

           -Hayırlı olsun Kemal amca.

          -Sağol Salih teşekkür ederim…

           Öğlene doğru kızı ile arkadaşı geldiler.  Kemal amca kızına sarıldı öptü, erkek arkadaşına hoş geldin diyerek tokalaştı ve bir masaya oturdular.  Kemal amca hemen çayları getirdi, masaya koydu.

          Kızı , ‘’Baba erkek arkadaşım Metin bizim okulda fizik öğretmeni “diye tanıştırdı. Kemal amca;

         -Memnun oldum oğlum nasılsın?

         -Teşekkür ederim amca, iyiyim sizler nasılsınız?

           -Sağol yavrum emeklilik işte… Burada zaman geçiriyoruz.

            Muhabbet derinleştikçe derinleşti, çaylar bitti, yeniden tazelendi gelip masaya kondu.

 Kızı Elif, ‘’Baba, uygun görürsen Metin’in anne ve babası uygun bir zamanda istemeye gelecekler’’ dedi.

Kemal amca, “Olur kızım karar sizin “dedi sessizce.

             Bardaklar boşalınca  bu defa Elif boş bardakları aldı ocağa gitti. Kemal amca Metine dönerek usulca “Sen nerelisin yavrum?” dedi

             -Ben Vanlıyım amca…

             Kemal amca vurgun yemiş gibi şaşkın gözlerle sanki bir boşluğa bakıyordu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.